(5271 S. K. m. 170, 174, 309) (5237 S. K. m. 102, 109)
Dava: Nitelikli cinsel saldırı ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından şüpheli Mehmet hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda; Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15.09.2008 tarih ve 2008/3522-1507-144 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2008 tarihli ve 2008/53 sayılı kararının;
Dosya kapsamına göre, mağdurun ruh ve beden sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda Adıyaman Devlet Hastanesi Baştabipliğinden rapor aldırılmış ise de, raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığı, bu konudaki raporların Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden alınması gerektiği halde bu hususun eksik bırakıldığı ve suçun sübutuna etki edecek mutlak bir delil toplanmadan dava açıldığı gibi, Adıyaman Devlet Hastanesi Baştabipliğinin 27.12.2005 tarihli ve 2668 numaralı rapor içeriğinden mağdurun ağır derecede mental reterdasyon hastası olup zeka seviyesinin 25-30 olduğu belirtilmiş olup, bu yönü ile mağdurun beyanlarına itibar edilip edilmeyeceği, kendisini bu hali ile savunup savunamayacağı hususlarında Adli Tıp Kurumunun İlgili İhtisas Dairesinden rapor alınarak dava açılması gerekirken yetersiz rapor ile dava açıldığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanunun 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında soruşturma konusu olayla ilgili olarak Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden ayrıca rapor alınması hususunun yer almadığı gibi, mahkeme tarafından iade sebebi olarak belirtilen konularda, Adıyaman Devlet Hastanesi Baştabipliğinden sağlık raporları alındığı, yargılama aşamasında davayı gören mahkeme tarafından Adli Tıp Kurumundan görüş alınabileceği gözetilmediği gibi olayda Cumhuriyet Savcısının kamu davası açabilmesi için yeterli şüphenin bulunduğu da dikkate alınmaksızın yazılı şekilde verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK. nun 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 19.11.2008 gün ve 58245 sayılı kanun yararına bozmaya atfen C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında Adıyaman C. Başsavcılığının 15.09.2008 tarihli iddianamesiyle Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine dava açılması üzerine mahkemece 23.09.2008 gün ve 2008/53 sayılı kararla iddianamenin iade edildiği, iade kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine C. Savcılığınca beş madde halinde sayılan iade nedenlerinin ilk üçünün yerine getirilerek 4 ve 5 nolu iade gerekçesinde gösterilen eksiklikler tamamlanmadan 14.10.2008 tarihinde aynı mahkemeye hitaben yeniden iddianame tanzim olunduğu, bu kez adı geçen mahkemenin 16.10.2008 gün ve 2008/61 sayılı kararıyla ilk iade kararının 4 ve 5 nolu bentlerinin gereği yerine getirilmeden düzenlendiğinden bahisle iddianamenin ikinci kez iadesine karar verildiği, bu karara vaki itirazın Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2008 gün ve 2008/347 Değişik İş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Sonuç: Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin itiraz edilmeksizin kesinleşen 23.09.2008 gün ve 2008/53 sayılı iddianamenin iadesi kararının işlem görmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemine konu olamayacağı, sonradan düzenlenen iddianamenin iadesi kararına yapılan itiraz üzerine verilen Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2008 gün ve 2008/347 Değişik İş sayılı red kararına karşı da kanun yararına bozma talebinin bulunmadığı, bu itibarla kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden CMK. nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, 19.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy