(765 S. K. m. 40, 415, 417) (5237 S. K. m. 7) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Kaçırma ve ırz ve namusa tasaddi suçlarından sanığın yapılan yargılanması sonunda, ırz ve namusa tasaddi suçundan mahkûmiyetine dair, Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 19.04.2006 gün ve 2005/502 Esas, 2006/102 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığı'nın 25.01.2008 günlü tebliğnamesi ile Daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında kaçırma suçundan da kamu davası açıldığı halde, bu konuda karar verilmemesi,
Sanık hakkında ırz ve namusa tasaddiden kurulan hükme gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya içeriği ve oluşa göre sanığın eyleminin 765 sayılı TCK.'nun 415/2. maddesine uyduğu ve suçun tamamlandığı, lehe yasa değerlendirmesinin de buna göre yapılması gerektiği gözetilmeden eylemin 415/1 maddesi kapsamında ve teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanığın atılı suçu bakım ve gözetimine bırakılan gayri resmi eşinin kardeşi mağdureye karşı işlediği halde tayin olunan cezanın aynı Yasanın 417. maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, sanığın sabıka kaydında yer alan karar örnekleri ve infaz bilgileri getirtilerek sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi, TCK.'nun 40. maddesi uyarınca tutuklulukta geçirilen günlerin cezadan mahsubuna ve katılanların vekille temsil edilmesine göre, lehlerine avukatlık ücretine hükmedilmemesi, kabule göre de,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.'nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.'nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy