(1512 S. K. m. 42, 43, 160, 162) (5237 S. K. m. 53, 247, 251) (5271 S. K. m. 2, 231, 237)
Dava: Zimmet suçundan sanık M. B. ile denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan sanıklar C. Ö., A. K. ve müşteki sanık S. S.'ın yapılan yargılanmaları sonunda: sanık M. B.'ın mahkumiyetine, diğer sanıklar ve müşteki sanığın beraatlarına dair Kartal 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 23.07.2007 gün ve 2006/303 Esas, 2007/253 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili, müşteki sanık S. S. ve sanık M. B. müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Sanık M. B. hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
Kartal 7. Noterliği'nde vezneden sorumlu katip olarak görev yapan sanık M. B.'ın noterlik işlemleri karşılığında tahsil edilen paralara ilişkin olarak usulünce düzenlenen tahsilat makbuzlarını ilgili işlem evrakına eklediği halde, bu makbuzlardan bir kısmının tutarını noksan olarak yevmiye defterine geçirmek suretiyle aradaki farkı mal edindiğinin anlaşılması karşısında; sanık tarafından zimmetin ortaya çıkmaması için gerçekleştirilen hileli davranışın basit bir denetim ve karşılaştırmayla ilk bakışta kolayca ve kesin bir biçimde anlaşılabilecek nitelikte olduğu, nitekim eylemin Adalet Müfettişlerince tahsilat makbuzları ve yevmiye defterlerinin karşılaştırılması sonucu ortaya çıktığı, bu itibarla eylemin basit zimmet niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki eylemin nitelikli zimmet kabul edilmesi gerektiğine ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık M. B.'ın zimmetine geçirdiği tutarların bir kısmından noter olarak görev yapmış olduğu dönem itibariyle 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 162. maddesi gereğince hukuki sorumluluğu bulunan müşteki sanık S. S.'ın CMK'nun 2/1-h maddesi kapsamında malen sorumlu olduğu, ayrıca kendisinin alması gereken noterlik ücretlerinin bir kısmından sanık M.'ın eylemi nedeniyle mahrum kaldığı, dolayısıyla sanığın eyleminden dolayı doğrudan zarar gördüğü nazara alınarak CMK'nun 237/1. maddesi gereğince kamu davasına katılma talebinin kabulü yerine gerekçe göstermeksizin katılma talebinin reddine karar verilmesi,
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine;
Ancak;
Noterler sanık C. Ö. ile müşteki sanık S. S. ile başkatip ve aynı zamanda noter vekilliği de yapan A. K., sanık M. B.'ın zimmetine geçirdiği tutarları faiziyle birlikte tamamen ödediklerini belirtip bu hususa dair belgeler ibraz ettiklerinden, bu durum araştırılarak devletçe herhangi bir alacağın kalmadığının saptanması durumunda TCK.nun 55/1 maddesinin 2. cümlesi de gözetilerek kazanç müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5237 sayılı TCK. nun 53/1. maddesi gereğince ayrıntılı olarak hak yoksunluğuna hükmedildikten sonra 53/5. madde gereğince sanığın hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanacağı süre belirlenmeden ve infazda tereddüde neden olacak biçimde: Ayrıca 53/1-2-3-5. maddelerin uygulanmasına. şeklinde karar verilmesi,
Sanıklar C. Ö., A. K. ve müşteki sanık S. S.'ın hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçundan kurulan hükme gelince;
Noter olan sanık C. Ö. ile müşteki sanık S. S. ve başkatip A. K.'nın vezneden sorumlu katip olarak görev yapan sanık M. B. ile çalıştıkları dönemler itibariyle, tahsilat makbuzları ile yevmiye defterlerinin karşılaştırmasını usulünce yapmayarak zimmetin oluşumuna ve artmasına neden oldukları anlaşıldığından, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 42, 43 ve 160. maddeleri de gözetilerek sanıkların üzerlerine atılı denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olma suçları sabit olduğu, buna göre 5237 ve 5271 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanunla değişik 231. maddesi hükümleri de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı gerekçelerle beraatlarına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekili, müşteki sanık S. S. ve sanık M. B. müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy