(5237 S. K. m. 7, 43, 53, 58, 102) (5271 S. K. m. 226, 230, 231)
Dava: Basit cinsel saldırı suçundan sanık H.Ü.'ün yapılan yargılanması sonunda; eyleminin zincirleme şekilde cinsel taciz suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine dair, Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 27.02.2007 gün ve 2006/453 Esas, 2007/48 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Atatürk Hastanesi'nde müstahdem olarak görev yapan sanığın, hastanede yatmakta olan ve üşüyen kardeşi için battaniye isteyen müştekinin elinden tutarak ısrarlı bir şekilde pide ikram etmek istediği, pideden bir parça kopardıktan sonra uzaklaşmak isteyen müştekinin beline sarıldığı ve tekrar elinden tuttuğu oluşa uygun olarak kabul edildiği halde; eylemin bedensel temas içermesi nedeniyle TCK.'nun 102/1. maddesine uyan basit cinsel saldırı suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin iki yıldan az hapis cezası olması ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.'nun 231. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve 14. fıkrasındaki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında; hükmü veren mahkemece 5237 sayılı TCK.'nun 7/2. maddesi uyarınca, söz konusu suç yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılmasının zorunlu olduğu dikkate alındığında, sözü edilen hükümlülükten dolayı uyarlama kararı verilip verilmediğinin araştırılması ve anılan ilamın getirtilmesinden sonra sanığa CMK.'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı da verilerek TCK.'nun 58. maddesinin uygulama şartlarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığa kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası tayin edildiği halde TCK.'nun 53/1. maddesinin uygulanmaması,
CMK.'nun 230/1-a maddesine göre gerekçeli kararda iddianameye ve C. Savcısının mütalaasına yer verilmemesi,
Kabule göre de;
Sonuç: TCK.'nun 43. maddesine göre zincirleme suçun oluşumu için aynı suçun değişik zamanlarda işlenmesi gerektiği, eylemlerin aynı zamanda vaki olması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı nazara alınıp, kanunda öngörülen birden fazla suçun farklı zamanlarda işlenme koşulunun olayda nasıl gerçekleştiğine ve fiiller arasındaki kesintiye ilişkin gerekçeler gösterilip tartışılmadan 43. maddenin uygulanması, tekerrür uygulamasında TCK.'nun 58/7. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının hükümde gösterilmemesi Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek kazanılmış hak saklı kalmak üzere CMUK.'nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca bozulmasına, 29.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy