(5237 S. K. m. 53) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 34, 150, 156, 230)
Dava ve Karar: Zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıklar T. M. ve Ü. H.'un yapılan yargılamaları sonunda; her iki sanığın zimmet ve ayrıca sanık T. M.'in resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 16.05.2006 tarih ve 1999/57 Esas, 2006/258 Karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanıklar müdafiileri ve sanık T. M. taraflarından istenilmiş, sanık Üzeyir yönünden incelemenin duruşmalı yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 28.05.2008 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti:
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından E. B. hazır olduğu durumda oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C. Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın tetkiki başka bir güne bırakılmıştı.
Dairemizin 2008-2916 Esas s. dosyasının yapılan ön incelemesi sonunda sanık Ü. H. müdafii Av. Saniye Çay'a duruşma günü bildirir çağrı kağıdı gönderildiği, dosyanın 28.05.2008 günü yapılan oturumuna sanık müdafiin gelmemesi üzerine duruşmasız inceleme yapılmasına karar verildiği, müteakiben sanık müdafiin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına 28.05.2008 tarihinde gönderdiği ve Yargıtay 5. Ceza Dairesi Başkanlığına hitaplı CMK görevlisi olarak müdafii olduğunu, Dairemizdeki duruşmaya görev yeri olmadığından dolayı katılamayacağını içerir faksı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2008 gün, 5/2006-267230 s. yazısı ekinde 09.06.2008 gününde Dairemize intikal ettiği, anlaşılmakla konu incelendi, gereği düşünüldü;
1- Yeniden duruşma açılmasına ve duruşma günü belirlenip, sanığa bildirir çağrı kağıdı ve ara karar örneğinin tebliğine,
2- 5271 s. Yasanın 150. maddesinin 3. fıkrası ve 156. maddesi ile Ceza Muhakemesi Yasası gereğince müdafii ve vekillerinin görevlendirilmeleri ile yapılacak ödemelerin usul ve esaslarına ait yönetmeliğin 6. maddesinin 5. bendi gereğince sanık Ü. H.'ya müdafii tayini için Ankara Barosuna müzekkere yazılmasına,
3- Yeni duruşma gününün 16.07.2008 Çarşamba, saat 14.00 olarak belirlenmesine oybirliğiyle karar verilmişti.
Dosyanın esas olarak tetkiki sırasında; sanığın kendisine müdafii tayin ettiği anlaşıldığından,
1- CMK.nun 156/3. maddesi gereği; Dairemizin 11.06.2008 tarih ve 2008/2916 Esas s. ara kararının 2. bendinden dönülmesine,
2- Sanık müdafiileri Av. A. E. ve H. B. E.'na duruşma tarih ve saatini bildirir çağrı kağıdının tebliğine,
3- Ankara Barosuna önceki ara karar doğrultusunda sanık Ü. H.'a müdafii tayini için yazılan 13.06.2008 tarihli müzekkerenin bila infaz iadesi için yazı yazılmasına karar verilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından H. A. hazır olduğu durumda oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık Ü. H. adına gelen Av. Adem Eroğlu huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 18.07.2008 Cuma saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanıkların suçu 5237 s. Kanunun 53/l-d maddesindeki yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle işlediklerini kabul edilmesine rağmen haklarında 53/5. maddesinin uygulanmaması ve suçtan kaynaklanıp giderilmeyen zararın ödettirilmesine karar verilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kooperatife ilişkin yem fabrikasına alınan hammadde ile mamul madde ve stoklarının karşılaştırılması suretiyle belirlenen 1.630.577 kg. hammadde açığı tutarı 34.421.789.530 liranın mal edinilmesi eylemine katıldığı iddia ve kabul edilen yönetim kurulu üyesi sanık Ü. H.'un aşamalardaki savunmalarında ve 19.08.1998 günlü dilekçesinde suçlamayı kabul etmediği, alım işlerinin sair sanık T. M. tarafından yürütüldüğünü ve bir kısım yönetim kurulu kararlarındaki imzaların kendisine ilişkin olmadığını bildirdiği, kooperatifte görev alan ve haklarında beraat veya ortadan kaldırma kararı verilen bazı sanıkların da kooperatif işlemlerinin başkan T. M. tarafından yürütüldüğünü söyledikleri ve yönetim kurulu kararlarında bu sanığa atfen atılan imzaların birbirine benzemedikleri, atılı suçun oluşması ve işlediğinin kabulü için sanığın zimmet kastıyla hareket etmesi ve zimmeti doğuran iş veya işlemlere katılması gerektiği nazara alınarak, bilgisi bulunan kooperatif görevlilerinin beyanlarını alınması ve bilirkişiye imzaları inceletilmek suretiyle adı geçen sanığın kooperatifin mal veya paralarının alımı, muhafazası, satımı, teslimi, tediye veya tahsili ve bunların muhasebeleştirilmesi gibi işlerine fiilen katılıp katılmadığı, yönetim kurulu kararlarındaki imzaların kendisine ilişkin olup olmadığı hususlarının araştırılmasından sonra sanığın suça iştirak edip etmediğinin belirlenmesi yerine eksik araştırmayla yazılı şekilde hükme varılması,
Kabule göre de;
5252 s. Kanunun 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek biçimde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5237 s. TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/l-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak şekilde cezaları süresince 53/l. maddede yer alan tüm haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Yargılama giderlerinden sanıkların ne biçimde sorumlu olduklarının karar yerinde gösterilmemesi,
5237 s. TCK.da öngörülmediği durumda sanık T. M.'in cezalarının toplanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiileri ile sanık T. M.'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 s. Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy