(2709 S. K. m. 40) (5271 S. K. m. 34, 231, 232) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 102, 106)
Dava: Irz ve namusa tasaddide bulunmak suçundan hükümlü Yılmaz Karadağ hakkında 5237 sayılı TCK. nun uygulanıp uygulanamayacağı ile ilgili olarak Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 11.04.2006 gün ve 2000/737 Esas, 2003/559 sayılı ek kararın süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Karar: Hüküm fıkrasında, Anayasanın 40/2 ve CMK. nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine aykırı olarak başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri gösterilmediğinden, aynı yasanın 40 ve devamı maddelerine göre temyiz süresinin geçirilmesinde hükümlünün kusurunun bulunmadığı nazara alınarak itirazın reddine dair Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.06.2006 gün ve 2006/493 sayılı karar kaldırılarak istemin süresi içinde yapıldığı kabul edilip işin esasına ilişkin yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Karar: 5252 sayılı Yasanın 9/1. maddesi 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK. nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; sonradan yürürlüğe giren Kanunla suçun unsurlarında, sair cezalandırılabilme şartlarında, suçun karşılığında öngörülen ceza yaptırımlarında ve bir cezaya mahkum olmaya bağlı kanuni neticelerindeki değişikliklerin ve bunların uygulama olanaklarının değerlendirilebilmesi, olaya tatbik imkanı bulunan yasanın belirlenebilmesi, değişen temel ceza ve artırım indirim oranları belirlenirken takdir hakkının isabetli kullanılabilmesi, her iki Yasayla ilgili değerlendirme sonuçlarının denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi ve gerektiğinde kesinleşen önceki hükümde değişiklik yapılabilmesi için duruşma açılıp tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın 17 yaşı içerisindeki akıl hastası mağdureye karşı işlediği ırz ve namusa tasaddide bulunmak suçunun vücuda organ sokulmadan gerçekleştirilmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 102/1. maddesine temas ettiği gözetilmeden lehe yasa belirlenirken karşılaştırmanın suçla ilgisi olmayan 106/2-a maddesine göre yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan kararın 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy