(5237 S. K. m. 43, 61, 103, 109)
Dava: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık Selahattin Sever'in yapılan yargılanması sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 08.06.2007 gün ve 2007/10 Esas, 2007/127 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılan vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki uyumlu anlatımlarına, bunu doğrulayan Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 25.04.2007 tarihli mağdurenin muayenesine ilişkin raporunda özetle anal mukozada saat 6 ve 7 hizalarında nedbe dokusu tespit edildiğinin, yaşı ve vücut gelişimine göre rıza veya penis girişini kolaylaştırıcı maddeler kullanılması durumunda travmatik değişim olmayabileceğinin, kronik livata bulgusu bulunmamakla birlikte tekrarlanan livataların olabileceğinin bildirilmesine, sanığın kısmi ikrarına, tanık anlatımına, sanığın cep telefonundaki mesajların tespitine ilişkin 09.01.2007 günlü tutanağa ve dosya içeriğine göre sanığın on dört yaşı içerisinde bulunan mağdurenin rızasıyla anal yoldan birden fazla ırzına geçerek nitelikli cinsel istismar suçunu işlediğinin sabit olduğu dikkate alınarak 5237 sayılı TCK. nun 103/2. maddesiyle cezalandırılması gerektiği gözetilmeden oluşa uygun düşmeyen vücuda organ sokmak suretiyle işlendiğine ilişkin soyut iddiadan başka kanık bulunmadığı gerekçesiyle 103/1. maddenin uygulanması,
Kabule göre de;
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun zincirleme biçimde işlediği, suçuna dahil her eyleminde mağdurenin çocuk sıfatının devam ettiği ve cinsel amaçla yapıldığı nazara alınarak teselsülden dolayı yapılan artırmanın 109, 109/3 ve 109/5. maddeleriyle belirlenen ceza üzerinde yapılması yerine, 61/5. maddeye aykırı olarak sadece 109/1. maddeye göre verilen temel cezanın 43. maddeyle artırılması suretiyle noksan ceza tayini,
Sonuç: Kanuna aykırı ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy