(765 S. K. m. 213) (5237 S. K. m. 7, 35, 252) (5252 S. K. m. 6) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Rüşvet verme suçundan hükümlü R. E. hakkında 5237 sayılı TCK'nun uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.03.2006 gün ve 2002/234 Esas, 2004/125 sayılı ek kararın hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı kararı gereğince hükümlü müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CUMK. nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü:
Karar: 765 sayılı TCK.nun nitelikli rüşvet verme suçunu düzenleyen 213/1. maddesinin 211. maddede gösterilen kimselere yapmaya mecbur oldukları şeyi yapmamaları veya yapmamaya mecbur oldukları şeyi yapmaları için rüşvet vaat veya teklif olunmasıyla birlikte suçun tamamlandığı, neticesi harekete bitişik suç olduğundan teşebbüse elverişli bulunmadığı, önerinin memur tarafından kabul edilmemesinin suçun oluşumuna engel teşkil etmediği, teklifin kabul edilip rüşvet anlaşması yapılmasının ayrıca kabul eden açısından 212. maddenin uygulanmasını, yani tek taraflı suçun iki taraflı hale gelmesini sağladığı, bunun karşılığı olan 5237 sayılı Yasanın 252/1. maddesinin ise rüşvet teklif ve vaat etmeyi suç olmaktan çıkarmamakla birlikte, rüşvet konusunda anlaşmaya varmayı veya vermeyi suçun oluşumu için değil, fakat tamamlanması için gerekli saydığı ve bu şekilde önceki yasadan farklı olarak bu suça teşebbüsün olanaklı hale getirildiği, somut olayda olduğu gibi teklifin karşı tarafça reddedilmesi nedeniyle anlaşmanın sağlanamaması durumunda rüşvet vermeye teşebbüs suçunun oluşacağı ve hükümlü hakkında aynı yasanın 35. maddesi ile uygulama yapılarak sonucuna göre lehe yasanın belirlenip ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
5252 sayılı Yasanın 6. maddesine aykırı olarak hükümlüye tayin olunan ağır hapis cezasının hapse dönüştürülmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve bunun sonucunda 647 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince ertelemenin olanaklı hale gelmesi nedeniyle bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK'nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy