(5237 S. K. m. 250)
Dava: İrtikap suçundan sanık A. D.'ın yapılan yargılanması sonunda; eyleminin rüşvet alma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine dair Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.05.2007 gün ve 2007/55 Esas, 2007/191 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş ve sanık yönünden incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 12.03.2008 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Ahmet Dinç hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık adına gelen Av. Nihat Toktay huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 26.03.2008 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Çine Devlet Hastanesi Müdürü olup, müdahil firmaya ait hakediş ödeneklerine ilişkin evraklarda tahakkuk memuru olarak görevli bulunan sanığın; firmanın temsilcisi olan müdahil A.'den firmanın usulsüzlüklerini saptadığını söyleyerek para istemesi ve müdahil A.'nin meşru zeminde bulunmaması nedeniyle eylemin cebri irtikap suçunu oluşturmayıp, rüşvet alma suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de;
İrtikap suçunun icbar unsurundan söz edebilmek için; mağdur açısından daha büyük bir zarardan kurtulmak amacıyla, memurun istemine boyun eğmesinin yeterli olduğu da gözetilerek;
Müdahil A.'nin aşamalarda; sanık tarafından somut bir usulsüzlük dile getirilmeden, firma hakkında tutanak tutacağını, daha fazla zarar görüp ceza alacağını söyleyerek haksız yere para istendiğini; Çine'de Garanti Bankasının Şubesi bulunmadığından işçi ücretlerini elden ödediğini ve 2-3 günlük raporu olan işçinin yerine adam çalıştırmasının zorunlu olmadığını, 3 günden fazla raporlarda raporlu işçi yerine adam çalıştırması gerektiği şeklindeki anlatımlarına karşın; sanığın ise; Kasım 2006 tarihinde getirilen bordroda, S. isimli işçinin 3 gün raporlu olup, yerine adam da çalıştırmadığı halde tam çalışmış gösterildiğini farkedip, müdahili uyardığını ve yılbaşından itibaren işçilerin almış olduğu raporları getirtip, evrakları incelediğinde 5-6 işçi hakkında da aynı usulsüz uygulamanın yapıldığını saptadığını, ayrıca işçi ücretlerinin şartnameye aykırı olarak geç ödendiğini bu nedenle tutanak tutacağını müdahile söylediğini ileri sürmüş olmakla; dosya içindeki bilgi ve belgelerden müdahil firmanın ihale şartnamesine aykırılık teşkil eden usulsüzlüklerin bulunup bulunmadığının net olarak anlaşılmaması karşısında;
Çine'de Garanti Bankasının şubesinin bulunup bulunmadığının araştırılması; hastanede çalışan firma işçilerinin mahkemeye çağrılarak, ücretlerinin hangi tarihlerde ödendiğinin, rapor almışlar ise o dönemde ücret ödemelerinin tam olarak yapılıp yapılmadığının sorulması ve firmaya ait bordrolar ile işçi raporları getirtilip bu hususların irdelenmesi, ayrıca sanık hakkında bu konu ile ilgili Çine Kaymakamlığının 27.04.2007 gün ve 2 nolu karar ile görevi ihmalden verilen soruşturma izin evrakının getirtilmesi; 15.11.2006 tarihinde başhekim vekili M. tarafından havale edilerek Aydın İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilen, firmanın usulsüzlüklerini içeren sanık dilekçesi nedeniyle idari soruşturmaya başlanmış olduğu anlaşıldığından, bu soruşturma evrakının da celbi ve tüm bunlardan sonra müdahilin meşru zeminde bulunup bulunmadığının tesbiti bakımından mahkemece gerek görüldüğünde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, firmanın usulsüzlüklerinin bulunup bulunmadığının, usulsüzlük var ise ihalenin feshi sonucunu doğuracak boyutta olup olmadığı, bu usulsüzlükleri müdahil A.'nin bilebilecek durumda bulunup bulunmadığı saptanıp; sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabule göre de;
Eylem, rüşvet teklifinin kabul edilmemesi ve sanığın yakalanması amacıyla 1000 YTL.nin verilmesinin serbest irade ürünü olmaması nedeniyle rüşvet anlaşmasının oluşmadığı nazara alınarak rüşvet almaya kalkışma niteliğinde bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Buna bağlı olarak da, kalkışma aşamasında kalan eylem nedeniyle katılma kararının devamına ve katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı katılanlar vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMK 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy