(765 S. K. m. 219) (5237 S. K. m. 40, 53, 249) (2495 S. K. m. 20) (5188 S. K. m. 16, 23) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Zimmet, hizmet nedeniyle emniyeti suiistimal ve zimmete neden olmak suçlarından sanıklar H. T., V. T., C. K., Ş. I., Z. Y., H.S., R.D., M.K.,S.P. ve M. A.'nın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar H. T., V. T., C.K., Ş. I., Z.Y.'ın zimmet eylemleri görevi kötüye kullanmak suçu kabul edilerek mahkumiyetlerine, diğer sanıkların beraatlarına dair İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 29.12.2005 gün ve 2004/199 Esas, 2005/432 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi O Yer C. Savcısı, mahkum olan sanıklar müdafileri ve katılan vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar Ş. I., Z. Y., H. S., R. D., M. K., S. P. ve M. A.'nın fikir ve eylem birliği içinde müzeye girişte ziyaretçilerin bir kısmına gişelerde bilet kesmeden açıktan para alıp serbest giriş kapısından geçirme, turnike aletinin altında bulunan vidaları gevşetip biletler okunmadan girişi sağlayıp aynı biletleri tekrar satmak ve dövizle bilet satışı yasak olmasına rağmen dövizle günlük kurun altında bilet satarak aradaki kur farkını mal edinmek biçiminde gerçekleştirdikleri eylemlerinin teselsül eden basit zimmet suçunu oluşturduğu, zimmete geçirilen miktarın saptanamamasının suçun oluşumuna engel olamayacağı ancak bu belirsizliğin failler yararına düşünülerek zimmet konusunu oluşturan malın değerinin az olduğunun kabulü ile tayin olunan cezadan (765 sayılı TCK.nun 219/3 ) 5237 sayılı TCK.'nun 249. maddesiyle indirim yapılmasının nedenini teşkil edeceği, olayın bu şekilde cereyan ettiği tanık beyanları, soruşturma raporu, sanıkların kısmi ikrarları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, 2495 sayılı Kanunun 20. maddesinin Özel güvenlik personeli kanunlarda öngörülen haller dışında ve bu kanunda gösterilen görevlerden başka bir işte çalıştırılamazlar hükmü ve bu Kanunu 26.06.2004 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlükten kaldıran 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 23. maddesinin Özel güvenlik görevlileri Türk Ceza Kanununun uygulamasında memur sayılırlar., 16. maddesinin Özel güvenlik personeli, Kanunda belirtilen koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştırılamaz hükümleri gözetilerek, sanıklar H. T., V. T. ve C. K.'ın olay tarihlerinde anılan Kanun kapsamında özel güvenlik personeli olup olmadıkları araştırıldıktan sonra bu Kanun kapsamında oldukları takdirde TCK.'nun 40/2. maddesi uyarınca eylemden azmettiren sıfatıyla veya yardım eden olarak sorumlu olacakları gözetilerek buna göre uygulama yapılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
28.01.2005 tarihli duruşma zaptının üye hakim tarafından imzalamaması,
Kabule göre de;
5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmemesi,
Eylem teselsül ettiği halde zincirleme suç hükümleri ile özgü suçlardan olan görevi kötüye kullanmak suçundan 5237 sayılı TCK lehe kabul edilerek hüküm kurulduğu halde, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmayı düzenleyen 53. maddenin 5. fıkrasının uygulanmaması,
Sanıklar H. T., M. K. ve V. T.'ın nüfus kayıtlarına uygun adli sicil kayıtlarının getirtilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, O Yer C. Savcısı, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy