(5271 S. K. m. 318) (5237 S. K. m. 102) (765 S. K. m. 418)
Dava: Nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık Gökhan Demirkol'un yapılan yargılanması sonunda; ırza geçme suçundan mahkumiyetine dair Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2006 gün ve 2006/46 Esas, 2006/562 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Tayin edilen cezanın miktarına göre duruşma isteğinin CMUK. nun 318. maddesi gereğince reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Adli Tıp Kurumu 6.İhtisas Kurulu'nun 15.07.2006 tarihli raporunda mağdurede travma sonrası stres bozukluğu denilen ağır nöroz bozukluğu tespit edildiği ve mağduresi bulunduğu olayda durumunun 5237 sayılı TCK. nun 102/5. maddesine mümas bulunduğu bildirilmekle birlikte aynı rapora dosya kapsamına göre mağdurenin cinsel ilişki sırasında bilincinin yerinde olmadığı, bir maddenin etkisi altında olduğu, ilişkiye katkısının bulunmadığı gibi duyarlılık göstermediği, farkında olmadığı ve iradesi dışında tezahür ettiği, 01.07.2004 tarihinde meydana geldiği kabul edilen ırza geçmeye ait bilgi ve görüntülere 2005 yılı Ağustos ayında basında ve internet ortamında yer verilmesi üzerine mağdure tarafından uzun süre sonra fiilin öğrenildiği ve belirlenen ruhsal bozulmaya ait bulguların Adli Tıp Kurumu tarafından olaydan çok sonra 29.05.2006 ve 12.06.2006 tarihlerinde tespit edildiği dikkate alınarak suç ile bulgular arasında illiyet bağı olup olmadığının, ruhsal bozulmaya olayın basın ve yayın yoluyla duyurulmasının, mağdureye ait başka özel nedenlerin ya da sanığın fiili dışında sair etkenlerin katkı sağlayıp sağlamadığının, ruhsal araz belirlenmesi durumunda bunun sürekli ve kalıcı olup olmadığının açığa kavuşturulması gerektiği halde bunlara yer verilmediği nazara alınarak Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan bu hususlar ile doğrudan olaya bağlı 5237 sayılı TCK. nun 102/5. maddesine uygun ruhsal bozulma var ise 765 sayılı TCK. nun 418/2. maddesinin uygulanma olasılığı nedeniyle bunun mağdurenin sıhhatine büyük bir nakisa irası niteliğinde olup olmadığını gösteren mütalaa alındıktan sonra uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Suçun işlenmesinde kullanılan, bu amaçla tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşya vasfında olmadığı gibi yüklenen eyleme ilişkin görüntülerin yer alması sebebiyle suçun önemli delili olan emanette kayıtlı CD'lerin dosyada saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy