(5237 S. K. m. 247)
Dava: Basit zimmet suçundan sanığın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair, Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.11.2007 gün ve 2007/22 Esas, 2007/330 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Zimmetin sanığın evi ile arabasında arama sonucu ele geçirilen ve kurumda bulunan belgelerin incelenmesi ile ortaya çıkarıldığı, keza sanığın kontrolü zorlaştırmak için sayman mutemedi alındılarını seri numaralarını takip etmeden karışık olarak kullanmak ve sayman mutemetleri kasa defterine de karışık kaydetmek suretiyle zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunduğu dosya içeriğinden anlaşıldığı halde, sanığın nitelikli zimmet suçundan cezalandırılması yerine, basit zimmet suçundan hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığa ait ev ve otomobilin edinildiği tarih ile bu sürede zimmete geçen para miktarı saptanıp, suçun işlenmesiyle elde edilen paranın değerlendirilmesi sonucu alınıp alınmadığı ve buna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan TCK. nun 55/2. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy