(765 S. K. m. 2) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 34, 230) (YCGK. 08.02.2005 T. 2004/5-146 E. 2005/7 K.) (YCGK. 04.07.2006 T. 2006/10-128 E. 2006/177 K.)
Dava: Zimmet suçundan hükümlü E. hakkında 5237 sayılı TCK. nun uygulanıp uygulanamayacağı ile ilgili olarak Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 22.09.2006 gün ve 2006/109 Esas, 2006/194 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yüksek Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.02.2005 gün ve 2005/146-7 sayılı kararında belirtildiği üzere, suç tarihinde T.C. Emlak Bankası Ağrı Şubesinde memur olan sanığın, sübutu kabul edilen eyleminin, 765 sayılı Kanunun 2/2 ve 5237 sayılı Kanunun 7/2. maddeleri de dikkate alınıp suç tarihinden sonra 25.11.2000 tarihinde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanunla Emlak Bankası personelinin memur gibi cezalandırılması olanağının bulunmaması nedeniyle, 4389 ve bilahare yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankalar Kanununda düzenlenen zimmet suçuna uyacağı gözetilerek buna göre 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK. nun 34 ve 230. maddeleri gereğince lehe olan hükmün; önceki ve sonraki bu kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiği halde 5237 sayılı Kanun hükümlerinin lehe olduğunun kabulüyle yazılı şeklide hüküm kurulması,
Kabule göre de;
04.07.2006 tarih ve 2006/10-128 Esas ve 2006/177 Karar sayılı Yüksek Ceza Genel Kurulu kararında da vurgulandığı üzere; uyarlama yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacak olan hükümlüden kesinleşme öncesindeki yargılama giderlerinin tahsil edilebilmesi bakımından, verilen yeni kararda bu sorumluluğunun saptanması ve kesinleşen önceki hükümdeki yargılama giderlerinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiğini düşünülmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı; hükümlü müdafiin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy