(5237 S. K. m. 53, 212, 248) (YCGK. 17.06.2006 T. 2006/5-165 E. 2006/213 K.)
Dava: Zimmet suçundan hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK. nun uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak, Hakkari Ağır Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 04.07.2006 gün ve 2006/123 Esas, 2006/159 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü müdafii tarafından istenmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK. nun 212. maddesindeki sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur şeklindeki düzenleme nedeniyle, öğretmenlerden eski tarihli imza alan sanığın eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkumiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Ceza miktarı itibarıyla infazda kazanılmış hakkın söz konusu olamayacağının gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Dairemizce de benimsenen CGK. nun 17.06.2006 günlü 2006/5-165-213 sayılı kararı ile soruşturma, kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi belirlemiş olmakla, 08.02.2000 tarihinde C. Savcılığına şikayet edilen hükümlünün zimmete konu miktarı 04.02.2000 tarihinde ödediği anlaşıldığından hükmolunan cezada 5237 Sayılı TCK. nun 248/1. maddesi uyarınca soruşturma öncesi ödeme nedeniyle 2/3 oranında indirim yapılması lüzumu,
5237 sayılı TCK'nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bunu da kapsayacak biçimde hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddede yer alan bütün haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmalarına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, hükümlü müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.05.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy