(5237 S. K. m. 53, 248) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 2, 158, 160) (YCGK. 17.06.2006 T. 2006/5-165 E. 2006/213 K.)
Dava: Zimmet suçundan hükümlüler haklarında 5237 sayılı TCK. nun uygulanıp uygulanamayacağı ile ilgili olarak Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.10.2005 gün ve 1997/301 Esas, 1998/89 sayılı Ek Kararın süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlüler müdafi tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin hükümlüler hakkında verilip kesinleşen önceki hükümde değişiklik yapan 10.10.2005 günlü ek kararı duruşma dışında dosya üzerinden verilmiş olsa bile temyiz edilebileceğinden hükümlünün ek karara karşı verdiği 14.10.2005 günlü dilekçesinin temyiz niteliğinde olduğu, bu itibarla Çorlu Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2005 günlü 2005/727 D.İş sayılı kararının hukuken geçersiz bulunduğu ve CMK. nun 264. maddesi uyarınca hükümlünün mercide yanılmasının başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
5252 Sayılı yasanın 9/1. maddesi 1 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK. nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; sonradan yürürlüğe giren Kanunla suçun unsurlarında, sair cezalandırılabilme şartlarında, suçun karşılığında öngörülen ceza yaptırımlarında ve bir cezaya mahkum olmaya bağlı kanuni neticelerindeki değişikliklerin ve bunların uygulama olanaklarının değerlendirilebilmesi, olaya tatbik imkanı bulunan yasanın belirlenebilmesi, değişen temel ceza ve artırım indirim oranları belirlenirken takdir hakkının isabetli kullanılabilmesi, her iki yasayla ilgili değerlendirme sonuçlarının denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi ve gerektiğinde kesinleşen önceki hükümde değişiklik yapılabilmesi için duruşma açılıp tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
5271 sayılı CMK'nun 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17.06.2006 gün 2006/5-165-213 sayılı kararına göre; soruşturmanın, kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanığın idari tahkikat başlamadan ve soruşturmadan önce zimmetine geçirdiği parayı tamamen maliye veznesine yatırdığından cezasından 5237 sayılı TCK. nun 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine 1/2 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen hakkında 53/5. maddenin tatbik edilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı ve hükümlüler müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy