(1412 S. K. m. 318, 321) (765 S. K. m. 212) (5237 S. K. m. 7, 252, 257) (5271 S. K. m. 231)
Dava: İrtikap suçundan sanık A. Y.'in bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; eyleminin rüşvet alma suçunu oluşturduğunun kabulüyle, üç defa mahkumiyetine dair, Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 01.11.2006 tarih ve 2006/27 Esas, 2008/118 Karar s. hükmün süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi.
Karar: Sanığa tayin edilen ceza miktarına göre müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 s. Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Tavşanlı SSK. Hastahanesinde genel cerrahi uzmanı olarak görevli sanığın hastahanede ameliyatları yapmak için müştekilerden para isteyerek alması eyleminde, irtikabın ikna veya icbar unsurunun bulunmadığı, sanığın teklifinin müştekilerce kabul edilmesi üzerine ameliyatları yaptığı ve eyleminin 765 s. Kanunun 212/1. maddesine uyan yapması gereken işi yapmak için rüşvet alma suçuna vücut vereceği, ancak 765 s. Kanunun 212. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında basit ve nitelikli rüşvet alma suçları ayrı ayrı düzenlenip yaptırım altına alındığı halde, sonradan yürürlüğe giren 5237 s. TCK.nun rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır denilerek yalnızca nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı cihetle, sanığın eyleminin aynı kanunun 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu niteliğinde olduğu ve lehe yasa değerlendirmesinin bu suçlar arasında yapılması gerektiği gözetilmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülüp yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 08.02.2008 gününde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 s. Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için ön görülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, sanık hakkında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 s. Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy