(5237 S. K. m. 252, 257) (765 S. K. m. 212 ) (5320 S. K. m. 8) (1412 S. K. m. 321)
Dava: Cebri irtikap suçundan sanık İ. S.'nın bozma üzerine yapılan yargılaması sonunda; eyleminin rüşvet almak olarak kabulü ile mahkumiyetine dair, İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 14/12/2006 gün ve 2006/151 Esas, 2006/378 Karar sayı ile verilen hükmün sanık müdafii tarafından süresi içerisinde temyiz edilmesi üzerine; gönderilen dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 30/04/2008 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın, oluşu kabul edilen eylemi 765 s. Kanunun 212/1. maddesine uyan yapması gereken işi yapmak için rüşvet almak suçunu oluşturmakta ise de, 5237 s. TCK.nun rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır. denilerek yalnızca nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı cihetle, sanığın eyleminin aynı kanunun 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu niteliğinde olduğu ve lehe yasa değerlendirmesinin bu suçlar arasında yapılması gerektiği gözetilmeyerek suç vasfında yanılgıya düşülüp yazılı biçimde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı 5320 s. Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy