(765 S. K. m. 102) (5237 S. K. m. 7) (1412 S. K. m. 293, 322) (5271 S. K. m. 223, 264) (YCGK. 05.02.2008 T. 2007/7-266 E. 2008/13 K.) (YCGK. 11.03.2008 T. 2008/7-45 E. 2008/48 K.)
Zorla kaçırıp alıkoyma, ırza geçme ve fuhuş için başkasına kadın tedarik etme suçlarından sanık Y.M. ile zorla kaçırıp alıkoyma ve fuhuş için başkasına kadın tedarik etme suçlarından sanıklar T.E., S.E. ve İ.M.'nun yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan beraatlerine dair, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.11.2006 gün ve 2004/325 Esas, 2006/396 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili tarafından istenmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile direye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 05.02.2008 gün, 2007/7-266 Esas, 2008/13 sayılı ve yine 11.03.2008 gün ve 2008/7-45 Esas ve 2008/48 sayılı Kararlarında açıklandığı üzere; 22.01.1962 gün ve 2-1 sayılı İ.B.K. kararı uyarınca 1412 sayılı CMUK.'nun 293. maddesine göre C.Savcısı'nın kanun yolunda yanılması durumunda haklarının geçerli olması halinden yararlanamadığı, ancak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK.'nun 264/1. maddesinde yapılan yeni düzenleme ve bu düzenlemenin amacını açıklayıp yasa metniyle de uyum içeren gerekçesi gözetildiğinde, 22.01.1962 gün ve 2-1 sayılı İ.B.K Kararının geçerliliğini yitirdiği ve kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz. hükmünden C.Savcıları'nın dahi yararlanmaları gerektiğinin belirtilmesi karşısında, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek ve O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın hakim havalesi içermeyen ancak mahkeme yazı işleri müdürünün 09.11.2006 tarihli havalesini taşıyan temyiz başvurusunun kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar S., T. ve Y. hakkında fuhuş için başkasına kadın tedarik etme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanıklara isnat olunan suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.'nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanıklar T. ve S.'nin sorgularının yapıldığı 06.10.2004 tarihi ile sanık Y.'ın sorgusunun yapıldığı 08.03.2004 tarihinden inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.'nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davasının aynı Yasa'nın 322 ve 5271 sayılı CMK.'nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanıklar T. ve S. hakkında zorla kaçırıp alıkoyma suçundan, sanık İ. hakkında zorla kaçırıp alıkoyma ve fuhuş için başkasına kadın tedarik etme suçlarından sanık Y. hakkında ırza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısı'nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 12.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy