(5237 S. K. m. 7, 104) (5271 S. K. m. 231, 253, 254)
Dava: Zorla ırzına geçme ve alıkoyma suçlarından sanık Z.'ın yapılan yargılaması sonunda, ırza geçme eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki niteliğinde kabulüyle bu suçtan mahkumiyetine, alıkoyma suçundan ise beraatine dair, Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.09.2006 gün 2004/178 Esas, 2006/185 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi O Yer C.Savcısı, katılan vekili ve sanık müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Katılan vekilinin de temyizinin bulunması sebebiyle reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükmün temyizi kabil olduğu kabul edilerek ve C. Savcısının temyizinin de reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükümle sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Deliller takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle alıkoyma suçundan verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına,
Reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazları gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
Sanığın üzerine atılı 5237 Sayılı Yasa'nın 104. Maddesinde belirtilen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu ve 5560 Sayılı Yasa'yla değişik CMK'nın 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce işlendiği, 5237 Sayılı Yasa'nın 7/2. maddesi de nazara alındığında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla; öncelikle CMK'nın 253. ve 254. maddelerine göre uzlaşma girişiminde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde yargılamanın sürdürülmesi ve neticesine göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmesi,
Uzlaşma girişiminin sonuçsuz kalması halinde ise, 19.12.2006 günlü 5560 Sayılı Yasa'nın 23. ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi karşısında koşulların varlığı halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilemeyeceği hususunun değerlendirilerek mahkemesince bir karar verilmesi lüzumu,
Kabule göre de;
Hesap hatası sonucu 3.000.-TL. yerine 300.-TL. adli para cezasına hükmolunması,
Sonuç: Kanuna aykırı bu itibarla O Yer C. Savcısı, katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan 5320 Sayılı Yasa'nın 8/1 maddesi gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 14.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy