(5237 S. K. m. 35, 252) (765 S. K. m. 213)
Dava: Rüşvet vermek suçundan sanıklar İsmail, Ramazan, Bekir ve Remzi'nin bozma üzerine yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçtan mahkumiyetlerine dair, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nden 17.11.2006 gün ve 2005/322 Esas, 2006/489 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 02.06.2008 günlü tebliğ namesi ile daireye gönderilmekle incelendi;
Mahkemece bozma öncesi kurulan 17.12.2002 günlü hükmün sanık Ramazan tarafından temyiz olunmayıp bu sanık yönünden kesinleştiği bu durumda bozma sonrası yeniden verilen kararın hukuken yok hükmünde olduğunun anlaşılması karşısında sanık Ramazan müdafiin temyiz isteminin CMUK'nun 317. maddesine göre reddiyle incelemenin sanıklar İsmail, Bekir ve Remzi haklarındaki hükümlerle sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
765 sayılı TCK'nun nitelikli rüşvet verme suçunu düzenleyen 213/1. maddesi hükmüne göre rüşvet vaat veya teklif olunmasıyla birlikte suçun tamamlandığı, neticesi harekete bitişik suç olduğundan teşebbüse elverişli bulunmadığı, önerinin memur tarafından kabul edilmemesinin suçun oluşumuna engel teşkil etmediği, buna karşılık 5237 Sayılı Yasanın 252/1. maddesi rüşvet teklif veya vaat etmeyi suç olmaktan çıkarmamakla birlikte, rüşvet konusunda anlaşmaya varmayı veya vermeyi suçun tamamlanması için gerekli saydığından önceki yasadan farklı olarak bu suça teşebbüsün olanaklı hale getirildiği, dosyadaki somut olaya gelince polis memuru Özcan'ın esasında teklifi kabul etmemekle beraber sanıklara suçüstü yapılması için kabul etmiş görüntüsü vermiş ve operasyon sonucu sanıklar yakalanmış olmakla, anlaşmanın sağlanmadığı, eylemin rüşvet vermeye teşebbüs suçunu oluşturduğu ve sanıklar hakkında TCK'nun 35. maddenin de uygulanması gerekirken, yazılı şekilde tamamlanmış suç kabulü ile hükme varılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma içeriğine göre CMUK'nun 325. maddesine göre Ramazan'a da TEŞMİLİNE, 01.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy