(765 S. K. m. 2, 102, 104) (5237 S. K. m. 7) (4389 S. K. m. 22) (5411 S. K. m. 161) (YCGK 08.02.2005 T. 2004/5-146 E. 2005/7 K.)
Dava: Zimmet suçundan sanık A. H. G.'ün yapılan yargılanması sonunda; eyleminin nitelikli dolandırıcılık ve zimmet suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetine dair Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 16.11.2006 tarih ve 2006/34 Esas, 2006/216 Karar sayılı hükümlerin süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Dolandırıcılık suçundan verilen hükmün temyiz incelemesinde;
Sanığa isnat edilen suçun tabi olduğu Kanun maddesinde ön görülen cezanın tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 11.09.1998 ve hüküm tarihleri arasında bu süre gerçekleştiği halde, kamu davasının zaman aşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi,
Zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 08.02.2005 tarih ve 2005/146-7 sayılı kararında belirtildiği üzere; Ziraat Bankası Tercan Şubesinde memur olan sanığın sübutu kabul edilen eyleminin, 765 sayılı Yasanın 2/2 ve 5237 sayılı Yasanın 7/2. maddeleri de dikkate alınıp suç gününden sonra 25.11.2000 gününde yürürlüğe giren 4603 sayılı Kanunla Ziraat Bankası personelinin memur gibi cezalandırılması olanağının bulunmaması nedeniyle, 4389 ve bilahare yürürlüğe giren 5411 sayılı Kanunda düzenlenen zimmet suçuna uyacağı nazara alınarak, buna göre sanık hakkındaki lehe Kanunun tespiti ile uygulama yapılması gerekirken, 4389 sayılı Yasanın 22/11 ve 5411 sayılı Yasanın 161. maddelerine dayanılarak en ağır cezayı gerektiren 765 sayılı Yasaya göre uygulama yapılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy