(5271 S. K. m. 236) (2659 S. K. m. 7, 23) (5237 S. K. m. 102, 106)
Dava ve Karar: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar İ.Y. ve M.Y.'nin yapılan yargılanmaları sonunda; sanık İ.'nin atılı her iki suçtan, sanık M.'nin ise kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine dair, Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 29.07.2008 gün ve 2006/121 E., 2008/180 K. sayılı hükümlerin sanıklar müdafileri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi ve sanık İ.Y.'ye çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün tayin edilen cezanın miktarına göre re'sen de temyize tabi bulunması üzerine; dosya Yargıtay C. Başsavcılığının 13.07.2009 günlü tebliğnamesiyle Daireye gönderilmekle 17.02.2010 Çarşamba saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından E.B. hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık İ.Y. Adına gelen Av. Ö.F.A. huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık İ.Y. hakkında duruşmalı, sanık M. Bakımından ise tayin edilen cezanın tür ve miktarına göre müdafiin duruşma isteğinin CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, duruşmasız inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün bozulmasını istedi.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 03.03.2010 Çarşamba saat 13.30'a bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün incelenmesinde;
03.05.2006 günlü duruşmada mağdurenin dinlenmesi sırasında CMK. nun 236/2. maddesi gereğince psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulmamış ise de; daha sonra mahkeme tarafından bu noksanlık görülerek 29.07.2008 tarihli duruşmada psikolog eşliğinde yeniden beyanı alınmak suretiyle giderildiği, ayrıca toplanan kanıtlara, mağdurenin aşamalardaki anlatımına ve doktor raporlarına göre eylemlerin zora dayandığının sabit olduğu, suçun sübut ve niteliğinin soruşturma sonuçlarına ve yasaya uygun biçimde tayin edilmiş bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerin temyiz itirazları ile duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmalarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık İ.Y.'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 7. ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen İhtisas Kurulunun düzenlediği rapora dayanılarak hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yaşı küçük mağdurenin ruh sağlığının bozulmasından dolayı ceza artırımı TCK.nun 103/6. maddesinde öngörüldüğü halde uygulama maddesi olarak 102/6. maddenin gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı bakımından re'sen temyiz itirazları ile sanık İ.Y. müdafiin duruşmalı inceleme sırasındaki sözlü savunmaları yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ NEDENİYLE YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
AFYONKARAHİSAR
1. AĞIR CEZA MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2006/121
KARAR NO: 2008/180
C.S. ESAS NO: 2005/1599
Yukarıda açık kimliği yazılı sanıklar hakkında mahkememizde yapılan duruşma sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 17.10.2005 gün 2005/1599 esas 2005/189 karar nolu iddianamesi ile mağdure K.S.'nin Afyonkarahisar ili Ç. Kasabasındaki evinde çöp atmak için dışarıya çıktığı sırada sanıklar İ.Y. ve M.Y.'nin kamyon ile geldiği, sanık İ.'nin mağdureyi zorla kamyona bindirdiği, mağdurenin direnmesi üzerine yumrukla vurup ellerini kollarını bağladığı, mağdureye hitaben senin ırzına geçeceğim, seninle üç günlük işim var sonra bırakacağım dediği ve mağdureyi Afyonkarahisar iline götürdükleri, aynı gün sanık İ.'nin mağdurenin gözlerini bağlayarak zorla ırzına geçtiği, daha sonra Nazilli ilçesine getirerek T. Hotelinde zorla ırzına geçtiği, bu olaylar sırasında sanık M.'nin de aracı kullanmak suretiyle İ'ye yardımcı olduğu belirtilerek sanık İ.' nin TCK'nun 103/2, 6, 109/1, 2, 3-b, d 5, 53, 63 sanık M.'nin TCK'nun 39. maddesi yollaması ile 103/2-6, 109/1, 2, 3-b, d 5, 53, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile Nazilli Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesi 27.10.2005 gün 2005/381 E.-2005/276 sayılı kararı ile yetkisizlik kararı vererek dosyayı mahkememize göndermiş, mahkememiz de 23.11.2005 gün 2005/447 E. 2005/344 sayılı yetkisizlik kararı vermiş, her iki mahkeme arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı çıktığından dosya Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 01.03.2006 gün 2006/909 E.-2006/1286 K. nolu ilamı ile mahkememizin yetkisizlik kararı kaldırılmış ve bu karara istinaden dava dosyası mahkememiz esasına kaydedilmiştir.
SAVUNMA: Sanık İ.Y. Kolluk tarafından müdafii huzurunda tespit edilmiş 25.08.2005 tarihli savunmasında özetle; mağdure ile iki yıldır tanıştıklarını, mağdurenin iki yıl kadar önce tek başına besihanelerine gelip kendisini öpüp kaçtığını, o tarihten bu yana mağdure ile gizli gizli buluşup görüştüklerini mağdurenin kendisinin evli olduğunu bildiği halde on çocuk babası olsan dahi senden vazgeçmem sonuna kadar seninle evleneceğim dediğini, 18.08.2005 günü kasaba içerisinde kahvehanede olduğu sırada cep telefonundan kendisini arayarak annem telefonu yakaladı, beni öldürecekler gel beni kaçır dediğini kendisinin kahvehaneden eve gelerek üzerini değiştirip arabaya bindiğini, Ç. Kasabası Ç. mevkiisinde ki yonca tarlasına tek başına gittiğini, mağdurenin kendisini orada beklediğini, görünce yola çıktığını kullandığı kamyona bindiğini, bu esnada yoldan geçen H.K.' nın mağdureyi arabaya koşarak gelirken ve binerken gördüğünü, kasaba halkından olan E.V.'nin da mağdureyi tarlaya giderken görmüş olduğunu, bunu mağdurenin kendisine söylediğini, mağdureyi kamyon ile Aydın iline götürdüğünü, Aydın ilinde daha önceden kaldığı ve bildiği T.O. Oteline giderek bir gece kaldığını ve mağdure ile rızasıyla bir kez ilişkiye girdiğini daha sonra babasının kendisini arayarak mağdurenin ailesi ile işi düzelteceğiz diyip mağdureyi alıp ailesine teslim ettiğini, mağdurenin ailesine teslim edildikten sonra ailesi tarafından dövüldüğünü, mağdureyi rızası ile kaçırıp rızası ile ırzına geçtiğini daha önce mağdurenin amcası İ.S.' nin kullandığı .......... numaralı telefon ile kendisini sık sık aradığını faturasının yüksek gelmesi nedeniyle amcası ile kavga ettiğini mağdureye .......... numaralı hattı alıp verdiğini mağdurenin hem amcası İ.S.'ın telefondan hem de kendisine aldığı telefondan kendisinin kullanımda olan ..........- numaralı telefonu defalarca aradığını, daha sonra adına kayıtlı ..........--- numaralı telefonu aldığını, bu numarayı kullanmaya başladığını kendisinin görüşmeler sırasında K.S.'a bir adet altın kolye hediye ettiğini, K.'nın da kendisine iç çamaşırı hediye ettiğini M.Y.'nin bu olaydan haberi olmadığını dile getirmiştir.
Sanık İ.Y. C.Savcılığında tespit edilen savunmasında da; kolluk tarafından tespit edilen savunmasını tekrar ile iki yıldan bu yana görüşüp konuştuğu mağdurenin 18.08.2005 günü kendisini telefon ile arayarak beni kaçır, diyip tarlaya gelmesini istediğini, bunun üzerine kamyonu ile tarlanın kenarına geldiğini, rızası ile kamyona bindiğini binerken arkadaşı H.K.'nın bu olayı gördüğünü, kamyonu kendisinin kullandığını, başkaca kimsenin kullanmadığını mağdureyi alarak Aydın ili Nazilli ilçesine gittiğini T.O. oteline yerleştiğini mağdurenin rızası ile mağdure ile ilişkiye girdiklerini, daha sonra babasının kendisini arayarak biz durumu düzelteceğiz, ben gelip kızı alacağım demesi üzerine babası Nazilliye gelerek mağdureyi alıp ailesine götürüp teslim ettiğini kendisinin kesinlikle mağdureyi zorla kaçırmadığı gibi zorla da ırzına geçmediğini dile getirmiştir.
Sanık İ.Y. mahkememizdeki savunmasında; mağdure K.S. ile bir buçuk iki yıldır görüştüklerini, kendisi ile defalarca gizli gizli kendi evinde ve mağdurenin evinde buluşup görüştüklerini, bu buluşmalarından mağdurenin annesinin, babasının ve ninesinin de haberinin olduğunu, mağdure ile buluştuklarında seviştiklerini ancak cinsel ilişkiye girmediklerini mağdure ile görüşüp ve buluşmak üzere mağdureye cep telefonu aldığını, mağdure daha önce amcası İ.S.'nin telefonundan kendisini aradığı için yüklü miktarda fatura gelince amcasının kendisine kızıp mağdureyi evine koymadığını, bunun üzerine mağdureye cep telefonu aldığını, olay günü mağdurenin cep telefonundan kendisini arayarak babam telefonu yakaladı beni öldürecek beni hemen kaçır sizin tarlanın oraya geleyim orada buluşalım dediğini, kendisinin de bunun üzerine babasına ait kamyonetle yol kenarında bulunan tarlanın yanına gittiğini mağdurenin arabayı görünce saklandığı yerden koşarak geldiğini, başörtüsü düşmesin diye başörtüsünü eline aldığını arabaya bindiği sırada da kasabadan H.K.'nın mağdureyi gördüğünü arabada kendisinden başka kimsenin olmadığını mağdure ile birlikte Aydın'a doğru gittiklerini yolda giderken Denizli Ç. ilçesinde jandarma karakolunun yanındaki marketten sigara, kek ve vişne suyu aldığını, Nazilli O. Tesislerinde durarak kebap yediklerini, geceleyin 23.00-23.30 sıralarında Nazilliye varıp T.O. Oteline gidip kaldıklarını, kendisinin otel odasının banyosunda tıraş olduğu sırada mağdurenin soyunup beklediğini, ayaklarında iki yerde morartı görüp ne olduğunu mağdureye sorduğunda kamyonete çuval yüklerken ayaklarım kamyonetin kapağına çarptı diyerek mağdurenin üstü soyunuk haldeyken üzerine atladığını, kendisi ile sevişip cinsel ilişkiye girdiklerini mağdurenin kızlığını kendisinin bozduğunu o gece mağdure ile iki kez cinsel ilişkiye girdiklerini daha sonra sabahleyin kalkıp Nazilli çıkışında bir lokantada çorba içtiklerini daha sonra Aydın iline döndüklerini Aydın' da mağdureye çorap, ayakkabı, fanila aldığını, Kuşadası'na gittiklerini, kendisine şort mağdureye ise mayo aldığını, 4-5 saat denize girdikten sonra tekrar Aydına döndüklerini, daha sonra Y. otelinin yanında çöp şiş yediklerini, otele girdiklerini kayıt yaptırdıklarını, bu kayıt sırasında da eşine ait nüfus cüzdanını verdiğini, bu seferde mağdurenin rızası ile bir kez mağdure ile ilişkiye girdiklerini ertesi gün kesim işleri ile uğraşan A.A'nın yanına mağdurenin dayısı A.Ü. ve H.H.Ö.'nün giderek kızı getirin işi düzleyelim arayı bulalım diye söylemeleri üzerine kendisini cep telefonundan aradıklarını, kızı getir annesinin babasının dayısının rızası var dediklerini bir saat sonra da babasının kendisini arayarak ben kızı almaya geliyorum işi düzleyeceğiz dediğini, bu arada mağdurenin babasının mağdureyi kaçırdığının ikinci günü Nazilliden Aydın'a giderken araba içindeyken kendisini aradığını, kızımı kimseye satma oraya buraya satma dediğini, kendisinin de ben pezevenkmiyim o benim namusum diye söylediğini, bunun üzerine babasının telefonu yüzüne kapattığını, kendisinden 40-50 milyar para istendiğini, kendisinin 25.08.2005 günü Afyonkarahisar İl Jandarma Karakol Komutanlığına gelip teslim olduğunu, mağdure ile toplam üç kez cinsel ilişkiye girdiğini, hatta E.V. ve G.Y.'nin de mağdureyi kaçarken gördüklerini kendisine söylediğini dile getirmiştir.
Sanık M.Y. mahkememizde ki savunmasında özetle; olay günü tarlaya salatalık toplamaya gittiğini, daha sonra Çayırbağ kasabasındaki eleğe salataları getirdiğini, salataları saat 17.00'de elettirdikten sonra 18.30-19.00 civarında şehre gittiğini, daha sonra gübre aldığını, İ.Y.'nin evinin önüne geldiğinde iki taraf arasındaki şamatayı gördüğünü, iki tarafı aralayıp ne olduğunu sorduğunda, İ.'nin mağdure ile gittiklerini söylediklerini, 2 gün sonra İ.'nin babasının kendisini araması sonrası Ş.Y.'ye ait araç ile Aydın Kuyucak'a gittiklerini, Çobanisa Köyünün kıyısında yol kenarında sanık ile mağdureyi bulduklarını, kendisinin arabadan hiç inmediğini, mağdurede herhangi bir darp cebir izi kaçırılma belirtisi olmadığını, bu sırada Ş.Y.'nin mağdureye İ. seni zorla kaçırmış diyorlar, böyle birşey oldu mu? diye sorduğunda, mağdurenin de hayır ben kendim İ.'yi aradım, telefonu buldular seni de öldürecekler demesi üzerine gelip beni kaçırdı! diye cevap verdiğini, yolda gelirken Kaklık denen yerde yemek yeyip çay içtiklerini, daha sonra da Özdilek'e geldiklerini orada çay içtiklerini, Ş.Y.'nin ben götüreyim şehirde buluşup dayısı ile konuşup teslim edeceğim dediğini, dile getirmiştir.
KANITLAR: Katılanlar F.S., H.S.'nın anlatımı, mağdur katılan K.S.'nın anlatımı, tanıklar H.Y., A.Y., Ş.Ö., Ş.Y., H.K., E.V., N.Y., Ş.İ., C.U., Y.Ç., Ü.E., E.Y., Ş.B., K.Y., A.A., A.Ü.' nün yeminli anlatımları, doktor raporları, AKÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 19.09.2005 gün 137798 sayılı raporları, Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin 11.07.2006 günlü 8161 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile mağdureye ait kapsamlı nüfus aile kayıt tablosu Turkcell HTS raporları, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 04.Nisan 2007 günlü ve 1216 sayılı raporu, ile Adli Tıp Kurumu 6 İhtisas Kurulunun 24 Aralık 2007 gün ve 5557 sayılı raporları ile Aydın Emniyet Müdürlüğünün 19.07.2007 gün 12283 sayılı yazıları ile tüm dosya kapsamı.
.................................
Katılan mağdure K.S. mahkememizde tespit edilen 03.05.2006 tarihli anlatımında; İ. ile hiçbir ilişkisinin olmadığını, İ.'nin kendisine cep telefonu hattı alıp hediye etmediğini, olay günü ikindi vakti çöp dökmek üzere evin önüne çıktığı sırada İ.'nin kolundan tutarak kamyona çektiğini, kendisini kamyona bindirdiğini, kamyonu M.Y.'nin kullandığını, daha sonra ıssız bir yere götürüp durdurduklarını, iple ellerini arkaya doğru ve ayaklarını bağladıklarını, buradan M.'nin araçtan indiğini, daha sonra aracın İ. tarafından kullanıldığını, İ.'nin kendisini kucağına alarak bahçe içindeki baraka gibi bir yere götürüp orada ırzına geçtiğini, kendisini neden kaçırdığını sorduğunda seninle eğlenmek için kaçırdım eğlenip bırakacağım dediğini, kendisi ile bir kaç kez ilişkiye girdiğini, sabah saatlerinde telefon görüşmesi sonrası M.Y. ve Ş.Y.'nin kendisini gelip aldıklarını, kendisine de ben yoncalıktan kaçtım, annem ve ninem beni yolladı diyeceksin diye tembihlediklerini, daha sonra kendisini A.Ü.'nün evine bıraktıklarını, sanıklar hakkında şikayetçi olduğunu davaya da katılmak istediğini bildirmiştir.
..............................
AKÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığı tarafından katılan K.S. hakkında düzenlenen 19.09.2005 tarihli katılanın kızlık zarının yırtılmış olduğu, daha önce düzenlenen rapor içeriğine göre kızlık zarındaki yırtık ile eş zamanlı olarak vücudunda darp cebir izlerinin oluşmuş olduğu ve beden ve ruh sağlığını bozulmuş olduğu bildirilmiştir.
Katılan K.S.'nın Afyonkarahisar Devlet Hastanesine ait 20.08.2005 tarihli ve 52574 sayılı rapor da, sol diz altında 5cm sol kalça altında 2 cm'lik burun üzerinde 2 adet 0,5 cm'lik sıyrık olduğu, sol bacakta 2x2 cm'lik ekimotik alan mevcut olduğu, belirtilmiştir.
Yine mağdure K.S. hakkında Afyonkarahisar Zübeyde Hanım Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine ait 21.08.2005 gün 5354 sayılı raporda mağdurenin hymeninde saat 06.00 hizasında muhtemelen cinsel organ ile oluşmuş taze yırtık olduğu, bildirilmiştir.
..........................
Konuyla ilgili olarak sanık savunmasında geçen ...... numaralı telefonun ayrıntılı dökümü istenmiş gelen cevabi yazıda santralin teknik özelliği gereği 20.08.2005 tarihinden 6 ay öncesi detay bilgilerinin çıkarılamadığı 01.10.2005 tarihinde bu yana listenin çıkarıldığı belirtilmiştir.
Mağdure K.S. hakkında Afyonkarahisar D.H. tarafından düzenlenen 11.07.2006 tarih, 8161 sayılı rapor da; mağdurenin 18.08.2005 tarihinde 16 yaş içerisinde olduğu bildirilmiştir.
Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğünün 02.08.2006 tarihli yazı içeriğine göre Nazilli T.O. otelinde 18.05.2005-20.05.2005 tarihlerinde güvenlik ve video kayıtlarının olmadığı bildirilmiş, kaçırma olayının üzerinden yaklaşık 1 yıl 2 ay geçtikten sonra düzenlenen 03.07.2006 tarihli K. Turizm ve Otelcilik Ltd. Şti. yazılı belgede ise 18.05.2005-20.05.2005 tarihlerinde İ.Y. ve H.Y.'nin otelde konakladıkları bildirilmiş, ancak konakladıklarına ilişkin kayıt belirtilmemiştir.
.............................
Mağdurenin kapsamlı nüfus aile kayıt tablosu ile mernis doğum tutanağı sağlanmıştır.
Konuyla ilgili olarak Turkcell HTS raporları getirilmiş getirilen rapor içeriğine göre sanık İ.'nin kullanımında olan .............ve .............. numaralı telefonlar arasında suç tarihi öncesi ve sonrasında görüşmeler olduğu saptanmış, fakat sözkonusu numaranın her iki numaranın da İ.Y. adına kayıtlı olması sebebiyle bu telefonların mağdure ile irtibatı sağlanamamış, dolayısıyla kaçırılma öncesi mağdure tarafından söz konusu numaranın kullanıldığı saptanamamıştır.
Duruşma sırasında sanık İ.Y. ve M.Y. müdafiisi tarafından teslim edilen mağdureye ait olduğu iddia edilen iki adet terlik ile sanığa ait olduğu iddia edilen bir adet erkek mayosu ve yine mağdureye ait olduğu iddia edilen bayan bikinisi Afyonkarahisar Adli Emanetine alınarak 2006/344 nosuna kaydedilmiştir.
Mağdure K.S. hakkında Adli Tıp Kurumu 6 İhtisas Kurulunca düzenlenen 04.Nisan 2007 gün 1216 sayılı raporda mağdurenin olay tarihi olan 18.08.2005 tarihinde 16 yaş içerisinde olduğu ve 16 yaşını bitirmediği belirtilmiştir.
Yine Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 24 Aralık 2007 gün ve 5577 sayılı raporunda ise; mağdurenin mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış beden ve ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan travma sonrası stres bozukluğu denilen ağır nöroz ağırlığının tespit edildiği, bu olay nedeniyle beden ve ruh sağlığının bozulduğu belirtilmiştir.
Sanık İ.Y. hakkında TCK nun 43/1 maddesinin uygulanırlığı açısından bu sanığa ve sanık müdafiilerine ek savunma hakkı tanınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KABUL:
Suç tarihinde evli ve üç çocuk babası olan sanık İ.Y. olayın sıcağı sıcağına verdiği ifadesi, katılan F.S. ile tanık Ş.Ö. olaydan iki gün sonra dayısının evine bırakılan katılan mağdur K.S.'nın özde değişmeyen bir biri ile uyumlu anlatımlarına göre; çöp dökmek üzere evin önüne çıkan mağdure K.S., sanık M.Y.'nin kullandığı araç ile zorla kaçırmış ve daha sonra Ç. Kasabasından ayrılmış, bir süre sonra sanık M.Y. araçtan inmiş İ.Y. tarafından yola devam edilmiş, sanık İ.Y. tarafından Aydın ilinde yeri tam olarak tespit edilemeyen bir yerde mağdure K.S.'nin vücuduna organ sokulmak suretiyle birden çok kez zorla ırzına geçilmiş, daha sonra sanık İ.Y. ile irtibat kuran tanık Ş.Y. ve başlangıçta kaçırma olayına katılan sanık M.Y. tarafından kullanılan araç ile birlikte Aydın ili Kuyucak ilçesi yakınlarına gitmişler, orada Ş.Y. ve M.Y. tarafından mağdure teslim alınarak Afyonkarahisar iline getirilmiş, burada dayısı A.Ü.' nün evinin zili çalınarak bırakılmış ve tanık A.Y. tarafından mağdurenin getirildiği mağdurenin babası ile A.Ü.'ye bildirilmiştir.
Tanık A.Y.'nin özde değişmeyen ve birbiri ile uyumlu olan kolluk, C.Savcılığı ve mahkemedeki anlatımına göre; olay sonrası mağdure K.S., sanık İ.'nin babası tarafından eve bırakıldığında, Ş.Y. ben alacağımı aldım, alın emanetinizi diyip bırakılmış olup, perişan halde bulunduğu anlaşılmıştır.
Olay sonrası alınan doktor raporunda mağdure K.S.'nın sol diz altında 5 cm'lik sol kalça altında 2 cm'lik burun üzerinde iki adet 0,5 cm'lik sıyrık bacakta 2x2 cm'lik ekimotik alan olduğu belirlenmiştir.
Mağdure tanık A.Y.'nin anlatımına göre Ş.Y. tarafından bırakıldıktan sonra hiçbir yere gitmeden babası ile birlikte kendisinin de bir arada bulunduğu ortamda karakola gitmiştir. Sanık İ.Y.'nin savunmasında ismi geçen H.K. Olay sonrası C.Savcılığında tespit edilen anlatımında olay hakkında bilgisi olmadığını söylemesine rağmen daha sonra mağdureyi koşarak sanık İ.'nin kullandığı arabaya binerken gördüğünü dile getirmiştir.
Yine olayın üzerinden yaklaşık bir yıl geçtikten sonra sanık İ.Y.'nin, H.Y. adına düzenlenmiş kimlik ile birlikte T.O. Oteli Nazilli'de kaldığına dair düzenlenen belgeye itibar edilmemiştir. Sanık İ.Y.'nin olay sonrası 19.05.2005-20.05.2005 tarihlerinde savunmasında belirttiği Y. Otel de kalmadığı da saptanmıştır.
Her ne kadar sanık İ., mağdureyi rızası ile kaçırdığını, diğer sanık M.Y.'nin de kaçırma eylemine katılmadığını dile getirmiş ise de; olay sonrası mağdurenin sanığın babası Ş.Y. Tarafından jandarmaya değil de mağdurenin dayısı A.Ü.'nün evine bırakılmış bulunması, mağdurenin olay sonrası alınan raporunda vücudundaki çizik ve ekimozlardan bahsedilmesi, hatta ekonomik durumu iyi olan sanık İ. ile mağdurenin evililiğini temin için sanığın eşinden boşanmış olmasına rağmen mağdurenin sanık hakkında şikayetinin devam ediyor olması ve sanık İ. ile evlenmeye yanaşmaması, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun rapor içeriğine göre mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna dair rapor düzenlenmesi, olay sonrası sanık M.Y.'nin uzun süre firari dolaştıktan sonra olayın üzerinden bir yıl geçmesi ve jandarmanın takibi sonrası Ş.A. isimli kişinin evinde bahçe duvarının iç kısmında bulunan tahtaları üstüne örtüp saklandığı sırada jandarma tarafından yakalanıp getirilmesi ve jandarmadan kaçarken ellerinin ve dizlerinin üzerine düşerek yaralandığı yönünde rapor düzenlenmesi karşısında sanık İ.'nin, mağdureyi rızası ile kaçırdığı ve rızası ile mağdure ile birlikte olduğu yönündeki suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik savunmasına yine sanık M.'nin suça katılmadığına yönelik savunmasına olayın üzerinden bir yıl iki ay geçtikten sonra bildirilen ve daha önce hiç değinilmeyen kısmen de sanık M. ile yakın akrabalık ilişkisi olan savunma ve mekan tanıklarının öğretilmiş olduğu kabul edilen anlatımlarına itibar edilmemiş, sanık İ.'nin suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan mağdurenin vücuduna organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği, sanığın bu eylemi sonrası mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu, sanığın bu eylemini zincirleme biçimde gerçekleştirdiği kabul edilmiştir.
Yine sanık İ.Y.'nin suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan mağdureyi, sanık M.Y. Ile birlikte cebir ve şiddet kullanarak zorla ve cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun bıraktığı kabul edilmiş, her iki sanık yönünden de TCK nun 109/2-3 b f ve 109/5 maddelerine göre hüküm kurulmuş ceza tayin edilirken birden çok kişi ile birlikte çocuğun kaçırılması eylemi gerçekleştirildiğinden alt sınırdan uzaklaşılmıştır.
Olay sonrası sanıkların olay mağduruna karşı davranışları, mağdurun olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin Adli Tıp Kurumu rapor içeriğine göre mağdurun gördüğü zararın niteliği, suçun işleniş biçimi, takdiri indirim sebeplerini öngören düzenlemenin yasal bir atıfet maddesi olmayışı dikkate alınarak sanıklar hakkında takdiri indirim sebepleri uygulanmamıştır.
Yine sanık M.Y. hakkında cinsel istismar suçuna yardım ettiği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; sanık M.Y.'nin sadece 15-18 yaş grubunda bulunan mağdurun cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun bırakılması suçuna katıldığı kabul edilmiş, gerek sanık İ.Y.'nin gerekse katılan mağdur K.S.'nin anlatımına göre cinsel istismar suçunun gerçekleştiği sırada İ.Y.'nin tek başına olduğu kabul edildiğinden, sanık M.Y.'nin cinsel istismar suçuna yardım eylemine katılmadığı kabul edilerek CMK 223/2-a madde gereğince beraatine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıdaki gerekçeler ışığında:
1- Sanık İ.Y.'nin suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan mağdureye beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde birden çok kez vücuda organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunda bulunduğu sabit sayıldığından eylemine uyan TCK'nun 103/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi suçun konusunun önem ve değeri göz önünde bulundurularak takdiren 8 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığı bozulduğundan TCK nun 102/6 maddesi gereğince sanığın 15 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık eylemini birden çok kez gerçekleştirdiğinden sanık hakkında TCK nun 103/2 maddesi gereğince tayin olunan temel ceza üzerinden TCK nun 43/1 maddesi gereğince takdiren 1/4oranında artırım yapılmasına bu yolla sanığın 17 Yıl Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına,
Suçun işleniş biçimi sanığın olay sonrası olay mağduruna karşı davranışları ve takdiri indirim sebeplerini öngören düzenlemenin yasal bir atıfet maddesi olmayışı dikkate alınarak sanık hakkında takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasına yerolmadığına, bu yöndeki isteğin reddine,
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı mahkum olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK'nun 53/1-a-b-c,d ve e. maddesi gereğince, bir kamu görevinin üstlenilmesinden bu kapsamda TBBM üyeliğinden, devlet, belediye, köy veya bunların denetim veya gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen atamaya veya seçime tabi tutulan bütün hizmetlerden istihdam edilmekten, seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan, velayet hakkından, vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya deneticisi olmaktan, bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek yada sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılmasına,
TCK nun 53/2 maddesi gereğince hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam etmesine,
TCK nun 53/3 maddesi gereğince 53/1-c'de öngörülen hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına,
2- Sanıklar İ.Y. ve M.Y.'nin suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan çocuğu birden çok kişi ile birlikte cinsel amaçlı olarak hürriyetinden cebir ve şiddet kullanarak yoksun bıraktıkları sabit sayıldığından eylemlerine uyan TCK nun 109/2 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri olayda kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunun birden çok nitelikli halinin bir arada gerçekleşmiş bulunması gözetilerek takdiren ve teşdiden 2'şer yıl 6 şar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
Eylem birden çok kişi ile birlikte çocuğa karşı gerçekleştirildiğinden sanıklar hakkında tayin olunan cezanın TCK nun 109/3-b-f maddesi gereğince bir kat artırılmasına bu yolla sanıkların 4'er yıl 12'şer ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
Sanıkların eylemini cinsel amaçlı olarak gerçekleştirilmesi karşısında sanıklar hakkında tayin olunan cezadan TCK nun 109/5 maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılmasına bu yolla sanıkların 6'şar Yıl 18'er Ay Hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
Suçun işleniş biçimi sanıkların olay sonrası olay mağduruna karşı davranışları ve takdiri indirim sebeplerini öngören düzenlemenin yasal bir atıfet maddesi olmayışı dikkate alınarak sanıklar hakkında takdiri indirim sebeplerinin uygulanmasına yerolmadığına, bu yöndeki isteğin reddine,
Sanıkların kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı mahkum olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak TCK'nun 53/1-a-b-c,d ve e maddesi gereğince, bir kamu görevinin üstlenilmesinden, bu kapsamda TBBM üyeliğinden, devlet, belediye, köy veya bunların denetim veya gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen atamaya veya seçime tabi tutulan bütün hizmetlerden istihdam edilmekten, seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan, velayet hakkından, vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya deneticisi olmaktan, bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek yada sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılmalarına,
TCK 53/2 maddesi gereğince hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam etmesine,
TCK 53/3 maddesi gereğince 53/1-c'de öngörülen hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanmasına,
3- Her ne kadar sanık M.Y. hakkında cinsel istismar suçuna iştirak ettiği iddiası ile TCK. nun 103/2, 6 39. maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması sebebiyle sanığın CMK 223/2-a madde gereğince bu suçtan BERAATİNE,
Kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine hüküm tarihinde yürürlülükte bulunan avukatlık asgari tarifeleri uyarınca takdir olunan 1.100,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak sorumlu oldukları halde alınarak katılanlara verilmesine, katılanların kişisel haklarının saklı tutulmasına,
TCK nun 63. maddesi gereğince sanık İ.Y.'nin gözaltında ve tutuklulukta sanık M.Y.'nin tutuklulukta geçirdiği günlerinin cezalarından indirilmesine,
Sanık İ.Y. hakkında tayin olunan toplam ceza süresi öngörülen ceza ile oranlı oluşu gözetilerek CMK 98. madde gereğince sanık hakkında yakalama emri düzenlenmesine, infazı için C.Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan iki adet terlik bir adet erkek mayosu ile bir adet bikinin ve emanete alınan bu eşyaların sanığa iadesine,
Her iki sanık bakımından ortak olarak yapılmış bulunan yazışma gideri 9,00 TL yazışma gideri, 12,00 TL üç çağrı kağıdı gideri, 37,50 TL Adli Tıp Fatura bedeli, toplam 58,50 TL nin sanıklar İ. ve M.Y.'den eşit olarak sorumlu oldukları halde alınarak hazineye gelir kaydına,
Sanık İ. Bakımından özel olarak yapılmış bulunan iki çağrı kağıdı gideri 8,00 TL., 8,50 TL. yazışma, 54,50 TL Adli Tıp Fatura bedeli, (Mağdurenin beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığı yönünde) 200.00YTL mağdurenin Adli Tıp'a sevki için gerekli gider ki toplam 271.00YTL nin sanık İ.Y.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
Sanık M.Y. bakımından özel olarak yapılmış bulunan bir çağrı kağıdı gideri 4.50 YTL. nin bu sanıktan alınarak hazineye gelir kaydına,
İlişkin; C.Savcısı H.K.' nın istemine uygun olarak ,sanıkların yokluklarında sanık İ.Y. müdafii Av. K.H., Av. Ö.F.A. ile sanık M.Y. müdafii Av.A.S. katılan mağdure K.S. ve katılan vekili Av.T.Ş.'in yüzlerine karşı, kararın tefhiminden itibaren 7 gün içinde mahkememize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere Zabıt Katibine beyanda bulunulmak suretiyle 5320 sayılı CMK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 8. maddesi gereğince Yargıtay yolu açık olduğu halde oybirliğiyle verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 29.07.2008 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy