(5237 S. K. m. 7, 104) (5271 S. K. m. 253, 254) (1412 S. K. m. 321)
Dava: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar H. D. ve K. D.'ın yapılan yargılanmaları sonunda; eylemlerinin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetlerine dair, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.04.2007 gün ve 2006/214 Esas, 2007/95 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Kabul ve uygulamaya göre;
Reşit olmayanla rızasıyla cinsel ilişkide bulunan sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanunun 104. maddesinin 1. fıkrası kapsamında kaldığı, bu suç şikayete tabi olup zarar gören şikayetçi olduğundan, 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, uzlaşmanın da bir kovuşturma şartı olduğu, 5560 sayılı Kanunun 24. maddesi ile değişik CMK.nun 253. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de lehe yasa ve müktesep hak hükümleri nazara alınarak öncelikle uzlaştırma işlemi yapılması, sonuçsuz kalması durumunda hükümlerden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan Kanunun 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, esası incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy