(5237 S. K. m. 53) (5320 S. K. m. 8)
Dava ve Karar: Zimmet ve denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete sebebiyet vermek suçlarından sanıklar K. K. ve A. C.'ın yapılan yargılanmaları sonunda; zimmet suçundan sanık K.'ın mahkumiyetine ve sanık Alirıza'nın denetim görevinin ihmali suretiyle zimmete sebebiyet vermek suçundan beraetine dair, Muğla l. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 22.02.2008 gün ve 2006/360 Esas, 2008/37 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde sanık K. müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
Katılanın hakkı olmadığından vekilinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Turunç Belediyesinde başkatip ve 3.1.2001 tarihinden itibaren de belediye vekil muhasibi olarak atanan ve zimmet suçunu işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılan sanık K. K.'ın göreviyle ilgili olarak Belediyenin 12.09.2005 gün ve 2/820 sayılı cevabi yazısının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı nazara alınarak, sanığın para tahsili görevinin ya da muhasip vekili olması sebebiyle veznedeki para üzerinde koruma ve gözetim sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, fiilen para tahsili ile görevlendirilip görevlendirilmediği hususları kurumdan sorularak sonucuna göre; para tahsili veya koruma ve gözetim görevinin varlığı halinde eyleminin zimmet suçunu, aksi halde elektrik faturalarının tahsiline ilişkin Turunç Belediye Başkanlığı ile Tedaş Muğla Elektrik Dağıtım Müessesi Marmaris İlçe İşletme Müdürlüğü arasında imzalanan protokol gereği tahsil edilen komisyon bedellerinin Belediye bünyesinde geçici işçi olarak çalışan G. T. tarafından alınıp kendisine verilmesi sonrasında kayıtlara geçmeyip, vezneye de teslim etmeyerek mal edinmesi fiilinin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağının gözetilmemesi ile sanık K.'a tanık G. T. tarafından teslim edildiği iddia edilen paralarla ilgili tutanak olmadığı ve sanığın savunmasının aksi de kanıtlanmadığı halde yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Suçun 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık K. hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık K. müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy