(5237 S. K. m. 252)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Karar: Suç tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki aracın, trafik kontrolü yapan emniyet görevlilerince durdurulup aracın belgelerini kontrol ettikleri sırada ruhsat içersinde 50 YTL olduğunu gördükleri ve parayı iade ettikleri, aracın istihap haddinin üzerinde yük taşıdığından şüphelenen görevlilerin sanığa aracının tartım işlemlerinin yapılması için kantara götürülmesi gerektiğini söylemeleri üzerine sanığın Ankara'dan buraya vere vere geliyoruz, sizinle de anlaşalım dediği, görevlilerin bu teklifi kabul etmeyerek aracı kantara götürerek tartım işlemini gerçekleştirdikleri ve aracın istihap haddinin üzerinde yük taşıdığının tespiti üzerine de sanık hakkında cezai işlem yaparak rüşvet teklifi nedeniyle de yasal işlem başlatmaları şeklinde gelişen olayda, sanığın eyleminin rüşvet vermeye teşebbüs suçunu oluşturacağı gözetilmeden, nitelendirmede yanılgı sonucu görevli memura hakaret suçu olarak değerlendirilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, CMUK'nın 326/son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy