(765 S. K. m. 40, 80, 108, 345) (5237 S. K. m. 7, 43, 53, 63, 73, 207) (5271 S. K. m. 225, 231) (YCGK. 09.10.2007 T. 2007/11-44 E. 2007/200 K.)
Dava: Zimmet suçundan sanık K. A.'un yapılan yargılanması sonunda; eyleminin emniyeti suistimal ve özel belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğunun kabulüyle emniyeti suistimal suçuna dair kamu davasının şikayet yokluğu sebebiyle düşürülmesine, atılı diğer suçtan mahkumiyetine dair, Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 3.5.2007 gün ve 2006/235 Esas, 2007/187 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekiliyle sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğnameyle daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Emniyeti suistimal suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Emniyeti suistimal suçunun takibi şikayete bağlı olup, şikayet süresinin 765 Sayılı T.C.K.nun 108/2. maddesine (5237 Sayılı T.C.K.nun 73/2. mad.) göre zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren başlayacağı, davaya konu somut olayda katılan kurum yetkililerinin sanığın suç teşkil eden eylemini ve sanığı 13.10.2005 tarihinde tespit ettikleri, bir gün sonra olayla ilgili olarak Foça C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulundukları, bu tarih itibarıyla şikayetin süresinde olduğu, sanığın eyleminin zamanaşımına uğramadığı anlaşıldığından, tanık beyanları, ön inceleme raporu, bilirkişi raporları, sanığın açık ikrarı ve tüm dosya içeriği gözetilerek; sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise:
Sanık hakkında düzenlenen 31.10.2005 tarihli iddianamede; sağlık memuru olan sanığın Yeni Foça ve Gerenköy sağlık ocakları mutemetlerinin F. Ziraat Bankasına yatırması için kendisine teslim ettikleri toplam 730,26 TL.yi bankaya yatırmayarak harcadığı iddiasıyla dava açılmış olup, olay anlatımı ve şevke göre yalnızca emniyeti suistimal suçunun davaya konu yapıldığı. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.3.1990 gün ve 1990/8-3-70, 9.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 Sayılı ve benzer kararlarında da açıklandığı üzere, bir olayın açıklanması sırasında bir başka olaydan söz edilmesinin o olay hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği, bu durumda özel belgede sahtecilik suçundan açılmış dava bulunmadığı gibi Foça Asliye Ceza mahkemesinin dava açılmayan eyleme dayalı verdiği görevsizlik kararının da iddianame yerine geçemeyeceği gözetilmeden, bu hususta iddianameyle dava açtırılmaksızın sanığın 765 Sayılı T.C.K.nun 345/1, 80, 40 ve 5237 Sayılı T.C.K.nun 207/1, 43, 53, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmasının talep edildiği C.Savcısının esas hakkındaki mütalaasıyla yetinilip yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi suretiyle C.M.K.nun 225. maddesine aykırı davranılması.
Kabule göre de:
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve T.C.K.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrasıyla değişik C.M.K.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece 6008 Sayılı Kanunun 7. maddesi de gözetilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekiliyle sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 06.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy