(5237 S. K. m. 7, 204, 247) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi:
Sanık M.K. hakkında zimmet suçundan verilen beraat kararının gerekçesine yönelik bulunmamasına göre sanık müdafiin bu suçla ilgili menfaati olmadığından temyiz isteminin C.M.U.K.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin diğer sanıklar haklarında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Gökçe köyü muhtar ve ihtiyar heyeti üyesi olan sanıkların suç tarihinde dosya arasında mevcut Köy karar defterinin 190. sayfasında 1- Köyümüzün sulama suyu kanallarının temizlenmesi veya tamiratı için M. S.G.'e ve A.Ç.'a yaptırılmasına, 2- Kaymakamlık kupasında futbol oynayan dışarıdan gelen futbolculara ücretlerinin ödenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir. şeklinde koyu renkli kalemle yazılan kararları aldıktan sonra, daha açık renkli bir kalemle 3- Dışarıdan gelen misafirlerin yemek masraflarının karşılanmasına karar verilmiştir. şeklinde ilk bakışta kalem farklılığı olması sebebiyle sonradan eklendiği anlaşılan kararı aldıkları, mevzuat gereği köyün zorunlu günlük giderlerini ödemekle yükümlü kişiler olmaları sebebiyle ayrıca bir karar almalarına gerek olmadığı davaya konu dava konusu olan kararı almadan da köye gelen misafirlerin ve Devlet görevlilerinin iaşelerini karşılayıp ödemesini yapabilecek durumda olduklarından bahisle gerçek bir keyfiyetin delilini tedarik maksadıyla sahte resmi belge düzenledikleri kabul edilerek sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiş ise de;
Sahteciliğin gereksiz olarak yapılması halinde suçun unsurları itibariyle oluşmayacağı, aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu gözetildiğinde, sanıkların eyleminin Ula Kaymakamlığımın denetimi sırasında ortaya çıkmış olması, karar defterindeki ilk 2 karar bendinin koyu renk kalemle yazılıp 2. bendin karar verilmiştir şeklinde bitmesi ve 3. bendin daha açık renkli bir kalemle eklenmiş olması, eklemenin sonradan yapıldığının ilk bakışta anlaşıldığının ve sahteciliğin gereksiz yere yapıldığının mahkemece de kabul edilmesi karşısında suça konu belgenin aldatma yeteneğinin ve yüklenen suçun ne şekilde oluştuğunun kararın gerekçe bölümünde tartışılmaması,
Kabule göre de;
Hükümlerden sonra 8.2.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve T.C.K.nın 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrasıyla değişik C.M.K.nın 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25.7.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Kanunun 7. maddesiyle eklenen cümle de nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek C.M.U.K.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 24.01.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy