(5395 S. K. m. 23, 24) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Reşit olmayan mağdureyi kaçırıp alıkoymak ve tehditle kaçırmaya iştirak suçlarından sanıklar F. ve R.'in yapılan yargılanmaları sonunda; sanık R. kaçırmaya iştirakten beraatına, sanık F.'in rızaen kaçırıp alıkoymaktan mahkûmiyetine dair, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20/10/2008 gün ve 2005/49 Esas, 2008/313 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından 19/03/2010 tarihli tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delilleri takdir gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen, sanık Rüsdem'in atılı suçtan beraatına dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle ONANMASINA,
Sanık F. hakkında kurulan hükme gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın yaşı, suç tarihi ve hükmedilen ceza miktarına nazaran yürürlük tarihi itibarıyla sanık lehine hüküm içeren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23 ve 24. maddelerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
CMK'nın 231. maddesinin yasal koşulları, suçun özelliği de değerlendirilerek irdelenmeden, şartları bulunmadığından denilerek yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy