(2659 S. K. m. 15)
Dava: Nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık Nizamettin Ç.'in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçlardan mahkumiyetine dair, Amasya Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.08.2008 gün ve 2007/180 Esas, 2008/189 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 13.5.2009 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından Ahmet Dinç hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanığın müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C. Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ, inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu:
Karar: Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nden verilen heyet raporunda; şizoaefektif bozukluk saptanan mağdurenin kendisine yönelik davranışların hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabilme kabiliyetine sahip olduğu ve söylediklerine itibar edilebileceğinin belirlendiği, buna karşılık Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 20.06.2008 tarihli ek mütalaasında ise olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunmadığı ve ifadelerine diğer delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceğinin" saptandığı, bu itibarla raporlar arasında esasta çelişkiler bulunduğu anlaşıldığından, bu defa dava dosyasının Adli Tıp Kanununun 15. maddesine göre Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek mağdurenin akıl hastalığı sebebiyle kendisine karşı işlenen fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı ile durumunun hekim olmayanlar tarafından anlaşılıp anlaşılamayacağı hususlarında görüş alınıp raporlar arasındaki çelişki giderildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 25.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy