(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 7) (YCGK 07.11.2006 T. 2006/6-213 E. 2006/229 K.)
Dava: Irz ve namusa tasaddiye teşebbüs, etkili eylem ve iftira suçlarından sanıklar H. B., F. A.ve E. A.'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık H. B.'ın ırz ve namusa tasaddide bulunma ve etkili eylem (iki kez) suçlarından, sanıklar F. ve E.'ın iftira ve sanık E.'ın ayrıca etkili eylem suçlarından mahkûmiyetlerine dair, Yeşilhisar Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.9.2007 gün ve 2004/120 Esas, 2007/104 Karar sayılı hükümlerin Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar E. ve F. ile sanık H. müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
YCGK.nun 7.11.2006 gün ve 2006/213-229 Sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere C.M.K.nun 34/2, 231/2. ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 18.9.2007 tarihli kararda ise başvuru şekli eksik gösterilerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı, bu itibarla sanıklar F. ve E.'ın 11.12.2007 tarihli temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek, davanın esastan incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: Tayin olunan cezanın tür ve miktarına nazaran sanık E. A. hakkında H. B.'a yönelik etkili eylem suçundan kurulan hükmün 21.7.2004 gün ve 25529 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-b maddesi ile değişik C.M.U.K.nun 305. maddesi uyarınca hüküm tarihine göre kesin olup temyizi mümkün bulunmadığından sanığın temyiz talebinin reddine,
Sanık H. B. hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma ve etkili eylem (iki kez) suçlarından, sanıklar F. ve E. haklarında ise iftira suçlarından kurulan hükümlerin temyizen incelenmesinde;
Olay günü sanık H.'nin mağdurenin kaldığı çadıra girerek para gösterip, benim aradığım kişi sensin, para vereyim benimle birlikte ol diyerek mağdureye saldırıp yere yatırarak tişörtünü yırttığı, vücudunu elleyerek, öpmeye yeltendiği, ancak müşteki sanıkların olay yerine gelmesi üzerine mağdureyi bırakarak kaçmaya çalıştığının ileri sürülmesi karşısında eyleminin ırza geçmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığı hususunda yargılama yapma, tanık E.'yu da dinleyip delillerin takdir ve suç vasfını belirleme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu ve görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden duruşmaya devamla ırz ve namusa tasaddi suçundan hüküm kurulması,
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve T.C.K.nun 7/2. maddesi uyarınca sanıklar yararına olan 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik C.M.K.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında mahkemece sanık H. hakkında etkili eylem (iki kez) ile sanıklar E. ve F. haklarında iftira suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar E., F. ile sanık H. müdafiin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca bozulmasına, 14.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy