(5237 S. K. m. 35, 53, 252) (765 S. K. m. 213, 219) (1412 S. K. m. 318) (5320 S. K. m. 8) (YCGK. 12.02.2008 T. 2007/9-230 E. 2008/23 K.) (YCGK. 04.07.2006 T. 2006/10-128 E. 2006/177 K.)
Dava: Rüşvet verme suçundan hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK. nun uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 18.06.2008 gün ve 2008/39 Esas, 2008/174 Karar sayılı hükmün hükümlü müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı kararı gereğince hükümlü müdafiin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Karar: 765 sayılı TCK. nun 213/1 ve 219. maddelerine göre verilip kesinleşen hükümde hükümlünün 1 yıl 4 ay ağır hapis cezasıyla cezalandırıldığı, aynı Kanunun 219/son maddesi uyarınca ömür boyu memuriyetten men cezası verilmediği ve hüküm temyiz edilmeden kesinleştiği için bu yönüyle kazanılmış hak oluştuğu ve tekrar nazara alınmasının mümkün bulunmadığı, uyarlama sırasında 5237 sayılı TCK. nun 252/1 ve 35/2. maddeleriyle tayin olunan ceza miktarı, hürriyeti bağlayıcı cezalar bakımından kesinleşen hükümdekiyle eşit ise de; aynı yasanın 53/1. maddesi gereğince kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak anılan maddede yer alan haklardan yoksunluğa da hükmedilmesi gerektiği, bu hususun kazanılmış hak da teşkil etmediği, bu durumda feri ceza itibariyle 5237 sayılı TCK. nun aleyhe sonuç doğurduğu dikkate alınmadan bu kanun uyarınca hükümlülük kararı verilmesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen 04.07.2006 gün ve 2006/10-128-177 sayılı kararında da açıklandığı üzere; uyarlama yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden hükümlünün sorumlu tutulamayacağı ve infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere kesinleşen hükümdeki yargılama giderlerinin uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, hükümlü müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, ayrıca infaz sırasında hükümlü lehine yapılan hatalı uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağı da dikkate alınmak suretiyle hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy