(5237 S. K. m. 58, 103, 109)
Dava: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık S. H.'nun yapılan yargılanması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu reşit olmayanla cinsel ilişkide bulunma niteliğinde görülerek bu suç ile atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine dair, Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 23.09.2008 gün ve 2007/267 Esas, 2008/217 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin aşamalardaki tutarlı anlatımları, tanık beyanları, zor durumda olduğuna, kurtulamadığına ve yardım isteğine ilişkin cep telefonu mesajları, mağdurenin vücudundaki darp ve cebir bulgularını tespit eden ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanma bulunduğuna işaret eden doktor raporları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın olay günü parkta erkek arkadaşı ile oturup öpüşmekte olan mağdureyi, arkadaşını tehditle uzaklaştırdıktan sonra zorla alıkoyduğu, devamında direnci kırılan mağdurenin vücuduna zorla organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu gerçekleştirdiği anlaşıldığı halde daha önceden tanımadığı sanık tarafından zorla alıkonulan mağdurenin rızası ile cinsel ilişkiye girdiği kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanığın adli sicil kaydındaki 22.08.2002 tarih ve 2002/315 Esas ve 2002/236 Karar sayılı ilam ile tayin olunan cezanın 29.08.2002 tarihinde kesinleştiği, 11.01.2005 tarihinde infaz edildiği ve bu tarihten itibaren 5237 sayılı TCK.nun 58/2-a maddesinde öngörülen 5 yıllık süre dolmadığı nazara alınıp sanık hakkında aynı yasanın 58/6. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy