(1412 S. K. m. 318) (5237 S. K. m. 43, 102, 109)
Dava: Nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak ve bu suçlara katılmak suçlarından sanıklar R. K., M. Ç., Ö. K., C. T. ve M. Ç.'nun yapılan yargılanmaları sonunda; atılı suçlardan mahkumiyetlerine dair, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 13.11.2008 tarih ve 2007/224 Esas, 2008/279 Karar s. hükümlerin süresi içerisinde Yargıtay'ca tetkiki katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığının 16.04.2009 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle 24.06.2009 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık R. müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Karar: Belli günde Hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C. Savcılarından M. M. D. hazır olduğu durumda oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine; sanık R. K. adına gelen dosyadaki vekaletnameye dayanarak Av. A. Ö., ibraz edilen vekaletnameye dayanarak Av. S. Ş. huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık hakkında duruşmalı inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafiileri temyiz layihalarını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün bozulmasını istediler.
Yargıtay C. Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafiileri savunmalarına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşma 08.07.2009 Çarşamba saat 14.00'e bırakılmıştı.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenip gereği görüşülmüş olduğundan aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme isteminin, R. K. hakkında cinsel saldırı suçundan kurulan hüküm yönünden kabulü ile sair suçlar yönünden ise koşulları bulunmadığından CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddiyle sanık R. K.'ın cinsel istismar suçu yönünden duruşmalı diğerleri için dosya üzerinden yapılan incelemede,
Dosya içeriğine göre, sanıkların mağdureyi zorla kaçırdıktan sonra sanık R. K.'ın rızası dışında nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu ve yine baskı ve tehditle nikah işlemlerinin yapılarak evlendiğinin ve evlilik sonrası yine isteği dışında tutulduğunun iddia edilmesi ve mahkemece de olayın bu biçimde kabul edilmesi karşısında, sanıklara atılı suçların unsurları ile teselsül ve iştirak hükümlerinin uygulanması açısından bu evlilik işleminin halen geçerli olup olmadığı, iptali için açılmış bir dava bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa bu davanın sonucu da beklenerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık R.'ın zincirleme şekilde kasten işlediği cinsel saldırı suçlarının neticesi sonucu gerçekleşen TCK.nun 102. maddesinin 5. fıkrasındaki suçun ağırlaşmış halinin teselsül edemeyeceği zincirleme şekilde gerçekleşen eylemlerin 102/5. maddeden önceki fıkralardaki hallerin oluşumunda 43. madde uyarınca yapılacak artırımın 102/5. madde ile tayin edilen ceza üzerinden değil bu maddenin tatbikinden önce bulunan ceza miktarı üzerinden yapılması ve 102/5. maddeyle belirlenen cezaya eklenmesi gerektiği gözetilmeyerek sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Mahkeme tarafından da mağdurenin sanıklarca zorla kaçırıldığı kabul edildiği durumda TCK.nun 109/2. maddesi yerine 109/1. maddesi ile uygulama yapılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerden dolayı 5320 s.Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 02.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy