(5271 S. K. m. 225, 226, 239) (5237 S. K. m. 61) (1412 S. K. m. 259) (YCGK. 09.10.2007 T. 2007/11-44 E. 2007/200 K.)
Dava: Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan sanığın yapılan yargılanması sonunda; nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair, Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 04.11.2008 gün ve 2008/4 Esas, 2008/158 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi katılan vekili, sanık ve müdafii taraflarından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: CMK. nun 239/2. maddesi hükmü karşısında; tebliğnamenin 2 nolu bendindeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen katılan vekili, sanık ve müdafiin sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suçun oluşumuna ve niteliğine etkisi bakımından mağdureye ait onaylı nüfus kayıt örneğinin getirtilmemesi,
Yoksulluğu nedeniyle yardım istemek için oğluyla birlikte sanığın yanına giden, orta derecede zeka geriliği bulunan mağdureye, sanığın daha sonra gel kumanya veririm demesi üzerine olay saatinde tekrar giden mağdurenin oğlunu, alt katta bırakıp, kumanya üst katta, gel de vereyim diyerek üst kata götürdüğü mağdureye karşı zorla cinsel saldırıya teşebbüs eden sanık hakkında; TCK 61. maddesine göre olayın vehameti de gözetilerek asgari haddin aşılması suretiyle ceza tayini yerine, oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile asgari hadden ceza tayini,
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 28.05.2008 günlü raporu ile, mağdurede orta derecede zeka geriliği bulunduğu belirtilmiş olup; bu durumun hekim olmayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, ifadelerine itibar edilip edilemeyeceği hususlarında Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan ek rapor alınması gerekirken, Zonguldak Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 11.09.2008 günlü raporu ile yetinilerek eksik tahkikatla hükme varılması, İddianame içeriğine göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolayı kamu davası açılmadığı ve YCGK'nun Dairemiz'ce de benimsenen 12.03.1990 gün ve 1990/8-3-70, 09.10.2007 gün ve 2007/11-44-200 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi; bir olayın açıklanması sırasında başka bir hadiseden söz edilmesi o hadise hakkında da dava açıldığını göstermeyeceği, iddianamede dava konusu yapılan fiilin bir başka olaya dayalı olmadan bağımsız olarak açıklanıp belirtilmesinin gerektiği, aksine uygulamanın hangi eylemden dolayı dava açıldığı ve hangi iddiaya karşı savunma yapılacağı hususunda karışıklığa neden olacağı, CMK. nun 226/1. maddenin sadece suç niteliğinin değişmesi halinde uygulanabileceği, 1412 sayılı CMUK.nun 259. maddesindeki düzenlemeye benzer bir hükme 5271 sayılı CMK.nun da yer verilmediği nazara alınmadan ve CMK.nun 225/1. maddenin Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. hükmüne de aykırı biçimde anılan suçtan usulen kamu davası açılması sağlanmadan ek savunma hakkı verilmek suretiyle mahkumiyet hükmü verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekili, sanık ve müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy