(5237 S. K. m. 102, 109) (5271 S. K. m. 34, 40, 191, 226, 231, 232, 237, 238) (YCGK. 07.11.2006 T. 2006/6-213 E. 2006/229)
Dava ve Karar: Nitelikli cinsel istismar, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanıklar M. K., C. K., S. K. (V.)'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık C.'un atılı suçlardan, sanık S.'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanık M.'nın ise eyleminin basit cinsel istismar kabulü ile atılı suçlardan mahkumiyetlerine dair, Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.10.2008 gün ve 2007/524 Esas, 2008/273 Karar sayılı hükümlerin mağdure D. vekili, sanıklar M., C. müdafii ve sanık Sibel taraflarından temyiz edilmesi üzerine; mahkemece sanıklar M. ve C. müdafiin temyiz istemlerinin reddine dair verilen 06.11.2008 günlü ek kararında sanıklar müdafii tarafından süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
YCGK.nun Dairemizce'de benimsenen 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 sayılı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği; aksi halde aynı Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 21.10.2008 günlü kararda ise başvuru yolu, usulü izah edildiği şeklinde yazılmamak suretiyle usul hükümlerine aykırı davranıldığı bu itibarla sanıklar C. ve M. müdafiin 05.11.2008 günlü temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz isteminin reddine dair verilen 06.11.2008 günlü kararın yok hükmünde kabul edilerek inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören mağdure vekilinin, birleşen Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2007 günlü oturumda CMK. nun 237/1. maddesine uygun olarak kamu davasına katılma isteminde bulunmuş olmasına rağmen mahkemece bu konuda CMK. nun 238/3. maddesi uyarınca olumlu olumsuz bir karar verilmemesi,
25.12.2007 günlü oturumda sanıklar C. K., M. K.'a 11.05.2007 günlü iddianamenin okunması üzerine; avukat atanmasını isteyen sanıklara avukat görevlendirildikten sonra sorgularının yapılmaması suretiyle 5271 sayılı Yasanın CMK.nun 191/3. maddesine muhalefet edilmesi,
Sanık S. hakkında TCK. nun 109/1,3-f maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı ve Cumhuriyet Savcısının mütaalasının da sanığın gıyabında verildiği anlaşılmakla; CMK. nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde TCK. nun 109/5. maddesinin uygulanması suretiyle hükme varılması,
Sonuç: Kanuna aykırı, mağdure vekili, sanıklar M. ve C. müdafii ile sanık S.'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy