(5237 S. K. m. 7, 106, 125) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 191) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Sarkıntılık ve ölümle tehdit suçlarından sanık S.Y.'in yapılan yargılanması sonunda; sarkıntılık eyleminin sövme suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu ve atılı diğer suçtan mahkümiyetine dair, Meriç Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilen 22.12.2006 gün ve 2003/322 Esas, 2004/203 Ek Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı TCK.'nun 125/1. Maddesi'nde hapis cezasının yanında seçimlik olarak adli para cezasının da öngörüldüğü ve suç tarihi itibariyle adli para cezasının alt sınırının 5 tam gün olduğu nazara alınarak 5237 sayılı TCK.'nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen 765 ve 5237 sayılı Yasaların ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların özellikle cezası ertelenmeyen sanık hakkında seçenek yaptırımlardan adli para cezasının tercih edilmesi ve alt sınırdan uygulama yapılması durumunda 5237 sayılı TCK.'nun 125. maddesinin sanık lehine olacağı da gözetilerek karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerekirken açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek biçimde cezalar hesaplanıp sonuçlar belirlenmeden, alenen sövme suçundan 765 sayılı TCK. gereğince yazılı şekilde hüküm kurulması,
Mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de; 765 sayılı TCK.'nun 191/1 ve 5237 sayılı TCK.'nun 106/1. maddesinde tanımlanan oluşa uygun olarak kabul edilen ölümle tehdit suçunun kovuşturulmasının şikayete bağlı olmaması nedeniyle karar tarihi itibariyle anılan yasa hükmünün değerlendirilmesine yasal olanak bulunmaması karşısında 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.'nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.'nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece tehdit suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy