(5237 S. K. m. 53, 54, 106, 150) (5235 S. K. m. 12) (5271 S. K. m. 5)
Dava ve Karar: Silahla yağma suçundan sanık A. Ö.'in yargılanması sırasında; Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesiyle, Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesi arasında oluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi istemiyle gönderilen dosya Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sonuç: İncelenen dosya içeriğine, sanığın üzerine atılan suçun niteliğine, iddianamede olayın anlatılış biçimine ve Gölbaşı (Adıyaman) Asliye Ceza Mahkemesi kararındaki gerekçeye göre, yerinde görülmeyen Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.01.2009 gün ve 2008/135 E. 2009/18 K. sayılı Görevsizlik kararının Kaldırılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
GÖLBAŞI/ADIYAMAN
ASLİYE CEZA MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2007/215
KARAR NO: 2008/182
C.SAVCILIĞI ESAS NO: 2007/344
SUÇ: SİLAHLA YAĞMA
SUÇ TARİHİ / SAATİ: 30.09.2007 - 22:30
SUÇ YERİ: Adıyaman/Gölbaşı
KARAR TARİHİ: 30.07.2008
Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan duruşma sonunda.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 05/10/2007 tarih ve 2007/344 esas sayılı iddianamesi ile, sanığın tehdit suçunu işlediği iddia olunarak TCK'nın 150/1 yollamasıyla 106/2-a, 53, 54 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde, tüm dosya kapsamına göre;
Sanık ile müştekinin daha önceden ortak oldukları, olay günü müştekinin Kahramanmaraş'tan almış olduğu incir ve narları Malatya'ya götürürken aracın önünün sanık tarafından kesildiği, bu sırada sanığın elinde bir silah bulunduğu, sanığın araç içerisinde bulunan mağdura hitaben incir ve narları senden alacağıma karşılık alıyorum dediği, akabinde aracı yakınlarda bulunan Akçadağ Petrole çektikleri, burada şüphelinin yanında bulunan birisi A.A.S. olan ve kimliği tespit edilemeyen 6-7 kişilik bir grubun meyveleri başka bir araca yükledikleri, A.A.S.'un alınan beyanında kendisinin olaylardan haberi olmadığını sanığın para karşılığında yükleme için kendisini tuttuğunu yanlarında sanık dışında başka birinin bulunmadığını beyan ettiği, müştekinin sanığın kendisine zorla senet imzalattırdığını iddia etmesine karşın sanığın suça konu senedin kendisine müşteki tarafından alacağına karşılık verildiğini, olay sırasında elinde halen adli emanette bulunan kurusıkı tabancanın bulunduğunu iddia ettiği, yine olay sırasında müştekinin aracında bulunan M.G.'nin alınan beyanında şüphelinin elinde bir tabanca gördüğünü araçlarını zorla durdurduğunu ve araçta bulunan meyveleri aldıklarını ancak senet imzalatma olayını görmediğini beyan ettiği, bu itibarla şüphelinin eyleminin bir hukukî ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacı taşıdığı anlaşılmakla, iddia ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin TCK'nın 150/1 maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturduğu, her ne kadar madde metninde suçun yağma olduğu yönünde açık bir düzenleme mevcut değil ise de, kanunun sistematiği çerçevesinde madde 150/1 düzenlemesinin yer aldığı bölümün dikkate alınmasının gerekeceği, kişinin alacağını tahsile yönelik fiillerin yağma suçundan ayrı ve bağımsız bir suç tipini değil yağma suçunu oluşturacağının doktrin tarafından da kabul edildiği (KANBUR, Mehmet Nihat, Kendiliğinden Hak Alma Fiillerinin Yeni Türk Ceza Kanunu Bakımından Değerlendirilmesi, Ceza Hukuku Dergisi, yıl: 1, sayı: 2, Aralık 2007, sayfalar: 67-99; SOYASLAN, Doğan, Ceza Hukuku Özel Hükümler, 5. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara 2005, sayfa: 334), yağma kelimesinden bahsedilmemesi bir eksiklik olarak kabul edilmekle birlikte sırf bu eksikliğin ve ayrıca tehdit ile kasten yaralama hükümlerine yapılan atfın, söz konusu fiilleri, ayrı ve bağımsız bir suç tipi olarak kabul etmeye yetmeyeceği, TCK'nın 150/1 maddesinde düzenlenen suçun yağma suçu olduğu, yağma suçuna bakma görevinin de münhasıran ağır ceza mahkemesine ait olduğu (5235 sayılı Yasa, madde 12), atılı suçla ilgili yargılama yapma ve kanıtların değerlendirilmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesinin görevinde bulunduğu anlaşıldığından CMK'nın 5. maddesine göre MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
Sanığın Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının 05/10/2007 tarih ve 2007/344 esas sayılı iddianamesi kapsamında ve TCK'nın 150/1 yollamasıyla 106/2-(a)-(c), 53, 54 maddeleri uyarınca yargılanmak üzere dosyanın görevli Adıyaman Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Sanığın bulunduğu hâl üzere mahkemeye sevkine,
Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı Adalet Emanet Dairesi Suç Eşyası Esas Defterinin 2007/126 sırasında kayıtlı bulunan eşyanın karar kesinleştiğinde Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı Adalet Emanet Dairesine gönderilmesi için Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,
Yargılama giderinin nihaî kararla birlikte ele alınmasına, dair sanığın yokluğunda, tebliğden itibaren yedi gün içerisinde mahkememize verilecek dilekçe veya zabıt kâtibine beyanda bulunularak hazırlanacak tutanağın hâkime onaylatılması suretiyle Adıyaman Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine itiraz başvurusunda bulunulabileceğine ilişkin, Cumhuriyet savcısı Velihattin Eldemir'in huzurunda isteme uygun olarak, verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30.07.2008 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy