(5237 S. K. m. 7, 247, 257) (5271 S. K. m. 34, 230) (5252 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Zimmet suçundan sanıklar E.A., C.T. ve Z.K.'ın yapılan yargılanmaları sonunda; eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle 5237 sayılı Yasa hükümlerin e göre mahkumiyetlerine dair, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 29.07.2010 gün ve 2008/75 Esas, 2010/258 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafii, O Yer C. Savcısı ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilin sanıkların cezalandırılması isteğini içeren 08.07.2010 tarihli oturumdaki talebinin davayı takip iradesinin ortaya koyması nedeniyle bu talebin ek iddianame ile açılan kamu davasına katılma niteliğinde olduğu nazara alınarak bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 20.02.2008 tarihli iddianameyle açılan eylemlerle ilgili bir karar verilmemesi,
Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında avans ödemelerinin 31.03.2004-30.08.2004 tarihleri arasında yapıldığının belirtilmesi karşısında 5252 sayılı Yasa'nın 9/3 ve CMK.'nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümlerden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile TCY.'nın 257/1-2.madde-fıkralarında yer alan kazanç sözcüğünün menfaat olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınıflarının da indirilmesi karşısında TCY.'nın 7/2. madde fıkrasındaki suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur hükmü gözetilerek, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiin, O Yer C. Savcısı'nın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy