(5237 S. K. m. 103)
Dava: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık S. T.'nun yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair, Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 17.07.2009 gün ve 2008/234 Esas, 2009/230 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş ve re'sen de temyize tabi olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğnameyle daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın savunmasında isimlerini bildirdiği ve mağdurenin arkadaşları olduğunu öne sürdüğü H. A., K.B.'la bunları mağdureyle sevişirken gördüğünü söyleyen amcasının oğlu S.'nin tanık sıfatıyla dinlenmeleri, keza tanık S.'in beyanında geçen C. ve M. adlı şahısların da tanık beyanı doğrultusunda dinlenmeleri, mağdurenin mahkemede zikrettiği T. isimli şahsın araştırılıp tanıklığına başvurularak sanığı tanıyıp tanımadığı, sanığın onu dövüp dövmediği sorularak mağdurenin mahkemedeki beyanlarının irdelenmesi, mağdurenin hazırlıktaki beyanlarında belirttiği Hatay İli Madenboyu köyündeki berber, dükkan ve okulun yanında bulunan boş binada gerektiğinde mağdure hazır bulundurularak keşif yapılıp sanığa atılı eylemi gerçekleştirmeye elverişli olup olmadığının tespit edilmesi, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 29.12.2007 tarihli raporuyla mağdurede tespit edilen bulguların Mayıs 2007 tarihinden önceye mi, yoksa sonraya mı ait olduğu, ne kadar zaman aralığında meydana gelebileceği hususunda rapor alınması, ayrıca yaşın suçun oluşumuna ve niteliğini belirlemeye etkisi nedeniyle, mağdure ve 4 kardeşinin 03.10.1996 tarihinde nüfusa tescil edilmeleri karşısında, mağdureye ait doğum tutanağı getirtilerek resmi kurumda doğup doğmadığının araştırılması, resmi bir kurumda doğmadığının anlaşılması durumunda, yaş tespitine esas film ve grafileri çektirilerek sağlık kurulundan rapor ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan mütalaa alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel biçimde belirlenmesinden sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, re'sen de temyize tabi hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy