(5237 S. K. m. 109) (4721 S. K. m. 405, 462) (5271 S. K. m. 147, 232, 234)
Dava: Hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın savunmasının alındığı 16.09.2008 tarihli celsede CMK'nun 147. maddesinde öngörülen hakları hatırlatılmadan sorguya çekilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Zeka geriliği bulunan reşit mağdura Medeni Kanunun 405. maddesi uyarınca vasi tayin ettirilmesi ve aynı Kanunun 462/8. maddesi uyarınca husumet izni alınması gerektiği düşünülmeden eksik soruşturma ile katılma talebinin kabulüne karar verilmesi,
CMK'nun 234/2. maddesine aykırı olarak akıl hastası olan mağdura istemi aranmaksızın vekil tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Suç niteliğini belirlemeye etkisi sebebiyle mağdurun nüfus kaydı getirtilmeden ve sanığın onaysız nüfus kaydına itibar edilerek noksan incelemeyle hüküm kurulması,
Gerekçeli karar başlığında sanığın tutuklanma tarihinin ve halen tutuklu olup olmadığının gösterilmemesi suretiyle CMK'nun 232. maddesine muhalefet edilmesi, 11.6.2009 tarihli duruşma tutanağı sonuna "12.05.2009" tarihinin de yazılması suretiyle çelişki oluşturulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy