(5237 S. K. m. 53, 247) (YCGK. 27.01.2009 T. 2008/7-151 E. 2009/9 K.) (YCGK. 01.11.2011 T. 2011/7-210 E. 2011/218 K.)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5 inci maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 01.11.2011 gün ve 2011/7-210-2011/218 ve 27.01.2009 tarih ve 2008/7-151-2009/9 sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, nitelikli zimmet suçundaki hileli davranışların, fiilin ortaya çıkmamasını sağlamaya yönelik olmasının yanında, bu sonucu gerçekleştirmeye elverişli olacak nitelikte yoğun ve aldatıcı olması gerektiği, kaba, herkes tarafından anlaşılabilir ve özünde aldatıcı niteliği bulunmayan bir davranışın hileli bir davranış olarak değerlendirilemeyeceğinin kabul edilmesine göre, Muhasebe denetmeni M. F. tarafından düzenlenen 15.04.2007 tarihli raporda zimmetin vergi servisinde bulunan mükellef dosyalarının ayrıntılı olarak incelenmesi sonucunda tespitinin mümkün olduğunun ifade edilmesi ve zimmetin denetimde ortaya çıkarılması karşısında nitelikli zimmet suçundaki hileli davranışların ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan verilen cezanın TCK'nın 247/2 nci maddesiyle artırılması,
TCK'nın 53/1-c maddesi uyarınca, velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayrımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy