(5237 S. K. m. 212, 249) (765 S. K. m. 219)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükmolunan cezaların miktarına göre koşulları bulunmadığı da nazara alınarak sanıklar müdafiin süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318 inci maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davası hakkında mahkemece bir karar verilmediği anlaşılmış ise de, bu konuda zamanaşımı süresince mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Oluş ve kabule göre; suç tarihlerinde sanık O. Y.'ın Sarıyahşi ilçesi, Demirciobası köyü muhtarı, diğer sanıkların ise ihtiyar heyeti azaları oldukları, sanıkların Erşan Ticaret ve Zambak Kırtasiye firmalarıyla ilgili 735 TL gider belgelerini olduğundan fazla göstererek, 2.500 TL'yi harita teknikeri A. G.'e ödenmediği halde ödenmiş gibi senet düzenleyerek, 1.215,50 TL'yi bankadan çektikleri halde bu paraları harcadıkları yeri belgeleyemeyerek, köy hizmetlerinde ücret karşılığı çalışan M. D.'yle O. D.'a 412 TL fazla ödeme göstererek toplam 4.862,50 TL'yi mal edinip sahte belge düzenledikleri ve hileli davranışlarda bulunduklarının iddia edilmesi üzerine yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda yer aldığı üzere gelir gider farkı olan 4.718,04 TL'yi zimmetlerine geçirmeleri şeklinde gelişen olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkların sahte köy senetleri düzenlemek suretiyle gerçekleştirdikleri eylemlerinde, sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde; 765 sayılı TCK uygulamasında, sahteciliğin nitelikli zimmet suçunun unsuru olduğu, 5237 sayılı TCK uygulamasında ise, aynı Kanunun 212 nci maddesinin Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur. şeklindeki hükmü uyarınca, sahte belge düzenlemek suretiyle zimmetin gizlenmeye çalışılması halinde, iki ayrı suçun oluşacağı gözetilerek ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle bütün olarak karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
Zimmet miktarı hafif kabul edilerek 765 sayılı TCK'nın 219/3 üncü maddesi uyarınca cezadan indirim yapıldığı halde, lehe yasanın belirlenmesi sırasında 5237 sayılı TCK'nın 249 uncu maddesinin nazara alınmaması;
Sanıklara ceza tayin edilirken sırasıyla 765 sayılı TCK'nın 202/2, 80, 219/3, 202/3, 59 uncu maddelerinin bu sıra dahilinde uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanıklara 765 sayılı TCK'nın 202/2 nci maddesine göre hapis cezasının yanında adli para cezası tayin edilirken zimmete geçirildiği kabul edilen ana paranın esas alınması yerine buna gecikme faizi de eklenmek suretiyle fazla ceza tayini,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanıklar müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1 inci maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy