(5237 S. K. m. 32, 103) (5395 S. K. m. 35) (YCGK. 20.11.2007 T. 2007/5-142 E. 2007/240 K.)
Dava: Hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Müdafiin iddiaları ve sunmuş olduğu 17.6.2004 tarihli rapor ile kurul kararı karşısında sanığın 5237 Sayılı T.C.K.nun 32. maddesi kapsamında işlediği fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına engel veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli derecede azaltacak bir akıl hastalığına düçar olup olmadığının raporla tespiti ile gerektiğinde Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan mütalaa alınması ve sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
5395 Sayılı Kanunun 35. maddesine aykırı biçimde sanık hakkında sosyal inceleme raporu alınmaması veya alınmama gerekçesinin karar yerinde gösterilmemesi,
Ceza Genel Kurulu'nun 20.11.2007 tarih ve 142-240 sayılı kararında vurgulandığı üzere, mağdurun ruh sağlığındaki bozulmanın cezada artırım nedeni olabilmesi için hasarda devamlılık olması ve Adli Tıp'ın bilinen uygulamalarına göre de, eylem sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren en az 6 ay süre geçtikten yapılması gerektiği ve yine rapor düzenleyen kurulda çocuk ve ergen psikiyatrisi ile Adli Tıp Uzmanlarının da bulunması gerektiği gözetilmeden, 13.02.2009 günü gerçekleşen olay sebebiyle mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna dair 24.7.2009 tarihinde 9 Eylül Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalının usulüne uygun teşekkül etmeyen yetersiz raporuna dayanılarak uygulama yapılması,
Kabule göre de;
T.C.K.nun 103/2. maddesi uyarınca tayin olunan temel cezanın mağdurun beden ve ruh sağlığının bozulması sebebiyle artırımı sırasında uygulanan yasa maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle C.M.K.nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy