(765 S. K. m. 430, 432) (5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 7)
Dava: Reşit olmayan mağdureyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan sanık İsmail Azap'ın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair. Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.12.2009 gün ve 2009/1136 Esas, 2009/1404 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kolluk tarafından düzenlenen 13.10.2003 tarihli yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre mağdurenin sanığın evinden görevli polis memurları tarafından alınıp ailesine teslim edildiği anlaşılmakla, olayda 765 Sayılı T.C.K.nun 432. maddesinde tanımlanan serbest bırakma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden T.C.K.nun 430/2. maddesi yerine 432. maddesi ile uygulama yapılması,
Sanığın tekerrüre esas alınan mahkûmiyetin adli para cezası olması ve 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunla değişik C.M.K.nun 231. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve 14. fıkrasındaki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında; hükmü veren mahkemece 5237 Sayılı T.C.K.nun 7/2. maddesi uyarınca, söz konusu hükümlülükten dolayı uyarlama kararı verilip verilmediği araştırıldıktan sonra sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
14.7.2004 gün ve 5219 Sayılı Kanun ile değişik hali itibariyle 765 Sayılı T.C.K.nun 432. maddesinde, 430/2. maddeye uyan kaçırıp alıkoyma eylemlerinde şehevi bir harekette bulunmaksızın mağdurun serbest bırakılması durumuna ilişkin olarak öngörülen hapis cezasının alt sınırının bir aydan başladığının gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy