(5237 S. K. m. 53, 249)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Zimmet miktarının yatırılmayan hasılatlar olduğu gözetilmeden, sayısal yardımcı defterde toplamı da hatalı belirtilen teminat tutarı mahsup edildikten sonra kalan bakiyenin zimmet olarak kabulü sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mahkemece zimmet miktarı olarak kabul edilen paranın suç tarihi itibarıyla ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin az olduğu dikkate alınıp sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 249 uncu maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
İki haftalık hasılatın yatırılmamış olması karşısında eylemin zincirleme biçimde işlendiğinin ve suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-e maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında da aynı Yasanın 53/5 inci maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 s. Kanunun 8/1 inci maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326 ncı maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy