(5237 S. K. m. 73, 104) (YCGK. 08.06.2010 T. 2010/7-116 E. 2010/136 K.)
Dava: Ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık Emrah'ın yapılan yargılanması sonunda; ırza geçme suçundan mahkumiyetine dair, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 26.05.2010 gün ve 2007/120 Esas, 2010/123 Karar sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi;
CGK'nun 08.06.2010 gün ve 2010/7-116-136 sayılı kararında belirtildiği üzere; kararda yasa yolunun CMK'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine uygun gösterilmemesinin Cumhuriyet Savcısı yönünden eski hale getirme nedeni oluşturmayacağı ve 27.05.2010 tarihli temyiz dilekçesinde hakim havalesi bulunmadığı dikkate alınarak o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteğinin CMUK'nun 317. maddesine göre; sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin ise sanığa tayin olunan cezanın tür ve miktarı itibariyle koşulları bulunmadığından CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık müdafiin temyiz istemiyle sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü.
Karar: Dosya kapsamı, olayın ortaya çıkış şekli, eylemin uzun bir süre devam etmiş olması ve mağdurenin eylemin sona ermesinden itibaren geçen iki yıllık sürede resmi makamlara müracaatta bulunmaması dikkate alındığında; nitelikli cinsel istismar eyleminin zorla gerçekleştirildiğini kabule yeterli, kesin, inandırıcı, her türlü kuşkudan uzak ve somut delillerin bulunmadığı, reşit olmayan mağdureyle rızasıyla cinsi münasebette bulunduğu anlaşılan sanığın eyleminin 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 104/1. maddesinde düzenlenen ve takibi şikayete bağlı olan reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, mağdurenin 6 aylık yasal sürede yapılmış şikayetinin bulunmadığı ve bunun bir kovuşturma şartı olduğu gözetilerek aynı yasanın 73. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nun 321. maddesi uyarınca bozulmasına, bozma sebebine göre sanığın tahliyesine, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin mahalline telle bildirilmesi hususunda Yargıtay C. Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına, 25.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy