(5237 S. K. m. 50, 62, 203) (5275 S. K. m. 105)
Dava: Mühür bozma suçundan sanık Ş.'in yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan mahkumiyetine dair, Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 17.12.2008 gün ve 2008/512 Esas, 2008/1389 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ve Yüksek 4. Ceza Dairesi'nden gönderme kararın ile daireye verilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın esas hakkındaki savunmasından sonra hiçbir işlem yapılmadan karar verildiğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nun 62. maddesi gereğince, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri hususları değerlendirilerek, anılan yasa maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda hüküm tesisi gerekirken, kanunen ve takdiren başkaca ... indirim yapılmasına yer olmadığına şeklindeki soyut ifadeyle maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza TCK'nun 50/1-f maddesine göre kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilirken CGİK'nun 105/2. maddesi gereğince Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü tarafından oluşturulan listeden uygun gördüğü hizmeti ve süresini sanığa önerip sonucuna göre karar vermesi gerekirken infazda tereddüt oluşturacak şekilde hangi iş kolunda çalıştırılacağı belirtilmeden hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy