(5237 S. K. m. 7, 53, 55, 249, 257)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar Y. C., S. A., B. A., Z. K. ve H. K. müdafiin gerek hükmolunan cezanın miktarı gerekse süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi de gözetilerek CMUK'mn 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık M. N. C. hakkında görevi kötüye kullanma (iki kez), zincirleme zimmet suçu ile sanık Y. C. hakkında E. S. C.'un ise başlatılması olayı nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Mahkemece, bilirkişi incelemesi için yazılan talimat Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesince yerine getirildikten ve rapor düzenlendikten sonra sanığın Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinin Yazı İşleri Müdürünün kendisinden bilirkişi raporunun lehine düzenlenmesi için para istediğini beyan ederek şikayeti üzerine Ankara C. Savcılığınca yürütülen soruşturmanın mevcut delil durumu itibariyle sonuca etkisi olmadığından tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Suç tarihlerinde Çıldır Belediye Başkanı olan sanık M. N. C. ve Belediye Başkan Yardımcısı olan Y. Ç.'nın, sanık M. N.'in oğlu olan E. S. C.'u, belediyenin veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosu olmadığı ve sözleşmeli personel olmak için gerekli vasıfları taşımadığı halde işe başlatmaları ile sanık M. N.'in, geçici görevli olarak il dışında bulunduğu dönemlerde Harcırah Kanunu hükümleri uyarınca alması gereken geçici görev yolluklarından fazla miktarda ödeme yapılmasını sağlaması ve İçişleri Bakanlığından izin almadan Belediye başkanlığına tahsis edilen Özel İdare Lojmanına demirbaş eşya alması eylemlerinin sanık M. N. yönünden bütün halinde zincirleme görevi kötüye kullanma, sanık Y. yönünden ise görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu tüm dosya içeriğinden anlaşıldığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık G. K. hakkında zincirleme zimmete iştirak, sanık G. K. hakkında görevi kötüye kullanma (iki kez) ve zincirleme zimmete iştirak suçlarından mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Sanık G. K.'ın suç tarihlerinde Çıldır Belediyesinde Hesap İşleri Müdürü, sanık G. K.'ın ise Hesap İşleri Müdür vekili olarak görev yaptıkları, Belediye başkanı olan sanık M. N. C.'un oğlunun işe başlatılması ve Özel İdare Lojmanına demirbaş eşya alınması konusundaki meclis kararları nedeniyle yapılacak maaş ve malzeme alımına ilişkin ödemelerin mevzuata uygun olmadığından ödemek istemedikleri ancak Belediye başkanı ve başkan yardımcısının deruhte-i mesuliyet belgesi vermeleri üzerine ödeme yapmaları, başkanın il dışında yaptığı seyahatlerde Harcırah Kanunu hükümlerine göre alması gereken yolluklardan daha fazla miktarda ödeme yapılması için Belediye Encümeninin kararı uyarınca sadece ödemeye ilişkin evrakları hazırlamaları, Belediye başkanı olan sanığın eylemlerine iştirak olarak değerlendirilemeyeceği ve atılı suçlardan beraatleri gerektiği halde yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Sanıklar S. A., D. C., M. K., T. K., E. A., H. K., B. A. ve Z. K. haklarında görevi kötüye kullanmak (iki kez), sanık Y. C. hakkında lojmana demirbaş eşya alınması eylemi ile ilgili olarak görevi kötüye kullanmak ayrıca sanıklar M. K. ve B. A. hakkında zincirleme zimmet suçuna iştirakten mahkûmiyetlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların suç tarihlerinde Çıldır Belediyesi meclis üyesi olup, sanıklar M. K. ve B. A.'nun aynı zamanda encümen üyesi olarak görev yaptıkları, sanık Y. C. dışındaki sanıkların ihtiyaç nedeniyle iki adet veri hazırlama kontrol işletmeni olarak sözleşmeli personel alımına dair Belediye meclisince karar aldıkları, ancak bu karardan sonra Belediye Başkanınca ilgili Bakanlıklarla gerekli yazışmalar yapılıp kadro alındıktan sonra mevzuata uygun bir şekilde atamaların yapılmasını sağlaması gerekirken, belediye başkanı olan sanık M. N. C.'un oğlunu bu görevde işe başlatması ile tüm sanıkların Belediye Meclisince, başkanın oturduğu Özel idare Lojmanına demirbaş eşya alınmasına karar verildikten sonra, Belediye başkanınca yazının cevabı beklenmeden alım yapılmasında, aynı zamanda Belediye Encümen üyesi olan sanıklar M. K. ve B. A.'nun, başkanın Ankara, İstanbul gibi il dışı seyahatlerinde Belediyeye ait araçla gitmesinin daha çok maliyet getireceğinden bu illerde araç kiralaması ve başkanın ilçe içi ve dışındaki misafirlerinin ağırlanmasına ilişkin masrafların Belediye bütçesinden karşılanmasına karar almaktan ibaret eylemlerin görevi kötüye kullanmak suçunu oluşturmadığı gibi belediye başkanının suçlarına iştirak olarak da değerlendin İçmeyeceğinden atılı suçlardan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1, maddesi ile TCK'nın 257/1-2 madde-fıkralarında yer alan kazanç sözcüğünün menfaat olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karsısında TCK'nın 7/2. Madde fıkrasındaki suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur hükmü gözetilerek sanıklar M. N. C. ve Y. C.'nın hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sanık G. K.'ın sanık M. N. C. hakkında, saptanan zimmetin 3.707,50 TL tutarındaki kısmına iştirak ettiği ve suç tarihi itibariyle bu miktarın az değerde olduğu halde hükmolunan cezasının TCK'nın 249. maddesi ile indirime tabi tutulmaması,
Sanıklar M. N. C., G. K., G. K., M. K. ve B. A. haklarında TCK'nın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere 53/1-a maddesindeki memuriyet hak ve yetkisinin kullanılmasının yasaklanması yerine memuriyet görevinden yasaklanması şeklinde karar verilmesi ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına ve 5237 sayılı TCK'nın 55/1. maddesine göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nm 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy