(5237 S. K. m. 43, 203) (5271 S. K. m. 223, 231)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın 21.09.2006 tarihinde gerçekleştirdiği mühür bozma eylemi sebebiyle 28.06.2007 tarihli iddianameyle hakkında dava açıldığı ve bu davanın mükerrer olduğundan bahisle C.M.K.nın 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş ise de: dosyada mevcut Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/247 Esas, 2008/136 Sayılı Kararına göre aynı sanık hakkında 31.07.2006 tarihli mühür bozma eylemine dair 21.03.2007 tarihli iddianameyle Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, her iki davanın iddianame tarihlerine göre aralarında hukuki kesinti bulunmadığı, hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu nazara alınıp 21.09.2006 tarihli eylem sebebiyle T.C.K.nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı ve tayin olunacak cezanın takdir ve değerlendirmesinin ilk açılan dava tarihine göre Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılmasının temini için birleştirme kararı verilmesinin fiilen ilk davanın karara bağlanmış olması sebebiyle mümkün olmadığı anlaşıldığından sanığın 21.09.2006 tarihli mühür bozma eylemi sebebiyle iddianame tarihine göre hukuki kesinti gerçekleşmediğinden ayrı bir suç olarak kabulü mümkün olmadığı, bu 2. eylemin zincirleme suç niteliğinde kabulüyle sanık hakkında T.C.K.nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği, Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.3.2008 tarih 2007/247 Esas. 2008/136 Sayılı Kararıyla sanık hakkında 31.7.2006 tarihli mühür bozma eylemi sebebiyle T.C.K.nın 203/1 ve C.M.K.nın 231/5 maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın UYAP sisteminden yapılan kontrolde 09.06.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından 21.09.2006 tarihli 2. mühür bozma eylemiyle ilgili ilk eyleminden hükmedilen cezaya T.C.K.nın 43/1. maddesinin uygulanarak belirlenen artırım miktarının tespitiyle hüküm altına alınması ve Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin C.M.K.nın değişik 231. maddesini uyguladığı ve bu hususun sanık lehine oluşturduğu durum gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde iadesine, 06.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy