(5237 S. K. m. 7, 257)
Dava: Hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Köy muhtarı olan sanığın, 04.09.2006 tarihli bilirkişi raporuna göre; 31.12.2004 tarihi itibari ile üzerinde görünen 492,54 lirayı, muhtarlığın defter ve belgeleri ile gider makbuzları incelenerek, köy için harcayıp harcamadığı, harcadı ise, hangi tarihte harcadığı belirlendikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanığın bu parayı üzerinde tutup köyün ihtiyaçlarına harcamayarak köy tüzel kişiliğini zarara uğrattığı kabul edilerek, zimmet yerine görevi kötüye kullanmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 Sayılı Kanunun 1. maddesiyle TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan kazanç sözcüğünün menfaat olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur hükmü gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek C.M.U.K.nun 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 23.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy